|
Kanun Numarası : 2709
Kabul Tarihi : 18/10/1982
BAŞLANGIÇ
(Değişik : 23.07.1995 4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi
varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu
Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz
kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve Onun
inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara
sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi
varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet
düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü,
egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu
Millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu
Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla
belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları
arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki
ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni
bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu;
(Değişik : 03/10/2001 4709/1 md.)
Hiçbir faaliyetin Türk milli
menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği
esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk
milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında
korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din
duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki
temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu
bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme
hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî
gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa
karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her
türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine
kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve
"yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat
talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak,
sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye
âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1.-
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2.-
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru,millî dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,
bayrağı, millî marşı ve başkenti
Madde 3.-
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili
Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen,
beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı İstiklal Marşıdır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4.-
Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu
hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve
3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5.-
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve
bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi
korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak;
kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının
gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6.-
Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre, yetkili organları
eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir
surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse
veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde 7.-
Yasama yetkisi Türk Milleti adına
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi
ve görevi
Madde 8.-
Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu
tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde 9.-
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde 10.-
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya
sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları
bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak
hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
Madde 11.-
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk
kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde 12.-
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel
hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin
topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını
da ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin
sınırlanması
Madde 13.-
(Değişik : 03/10/2001 4709/2 md.)
Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen
sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu
sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum
düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine
aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye
kullanılamaması
Madde 14.- (Değişik : 03/10/2001
4709/3 md.)
Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik
Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde
kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete
veya kişilere Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok
edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde
sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün
kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette
bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel hak ve hürriyetlerin
kullanılmasının durdurulması
Madde 15.-
Savaş,
seferberlik, sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler
ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve
hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya
bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler
alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda
da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile,
ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî
ve manevî varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve
kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve
bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar
geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme
kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların durumu
Madde 16.-
Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka
uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî
ve manevî varlığı
Madde 17.-
Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı
haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne
dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve
tıbbî deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;
kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz.
Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının
yerine getirilmesi hali ile meşrû müdafaa hali,
yakalama ve tutuklama kararlarının
yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün
kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma
veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim
veya olağanüstü hallerde yetkili
merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında
silah kullanılmasına kanunun cevaz
verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen
öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla çalıştırma
yasağı
Madde 18.-
Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek
üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke
ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi
niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi
hürriyeti ve güvenliği
Madde 19.-
Herkes, kişi hürriyeti ve
güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti
kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi;
bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği
olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim
altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir
kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl
hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya
hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim
veya ıslahı için kanunda belirtilen
esaslara uygun olarak alınan tedbirin
yerine getirilmesi; usulüne aykırı
şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da
hakkında sınır dışı etme yahut geri
verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması;
halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti
bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla
tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun
şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere,
yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal,
toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/4 md.)
Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma
yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en
geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün
içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra
hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler
olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı,
yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde
yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest
bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin
yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine
getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti
kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu
kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını
sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/4 md.)
Bu esaslar dışında bir işleme tâbi
tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel
prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde 20.-
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme
hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine
dokunulamaz.
(Mülga cümle : 03/10/2001 4709/5 md.)
(Değişik :
03/10/2001 4709/5 md.)
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri
veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak, gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve
bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan
itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma
kendiliğinden kalkar.
B. Konut dokunulmazlığı
Madde 21.-(Değişik : 03/10/2001
4709/6 md.)
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne
göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı
yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
C. Haberleşme hürriyeti
Madde 22.- (Değişik : 03/10/2001
4709/7 md.)
Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği
esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri
veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı
olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri
bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.
Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına
sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde 23.-
Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini
önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve
kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/8 md.)Vatandaşın
yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda
girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan hürriyeti
Madde 24.-
Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı
olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse ibadete, dinî âyin ve törenlere
katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî
inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler
arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak,
kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin
talebine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik,
siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama
amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut
dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25.-
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun
kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti
Madde 26.-
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla
tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu
hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir
almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo,
televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin
sistemine bağlanmasına engel değildir.
(Değişik : 03/10/2001 - 4709/9 md.)
Bu hürriyetlerin kullanılması, millî
güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel
nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün
korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet
sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması,
başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut
kanunun öngördüğü meslek sırIarının korunması veya yargılama
görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla
sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga: 03/10/2001
4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının
kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını
engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek : 03/10/2001 4709/9 md.)
Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27.-
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama,
yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci
ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların
ülkeye girmesi ve dağıtımının
kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28.-
Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî
teminat yatırma şartına bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga: 03/10/2001
4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber alma
hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında,
Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya
da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait
gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı,
yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına
verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar.
Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç
yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme
kararı hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun
olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde, hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere,
olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun
gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması
hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın
korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en
geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı
en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz
sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç
soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel
hükümler uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin
temel ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan
mahkûm olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü
yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın
hakkı
Madde 29.-
Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma
şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun
gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie
verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının
tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım
şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar
kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî
ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu
tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından
eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın
araçlarının korunması
Madde 30.-
Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve
eklentileri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve millî
güvenlik aleyhine işlenmiş bir suçtan
mahkûm olma hali hariç, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten
alıkonulamaz.
D. Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme araçlarından,
yararlanma hakkı
Madde 31.-
Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın
dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına
sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik : 03/10/2001 4709/11 md.)
Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni
genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında halkın bu
araçlarla haber almasını düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve
kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
E. Düzeltme ve cevap hakkı
Madde 32.-
Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine
dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar
yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa,
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine
hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi
gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde 33.-(Değişik : 03/10/2001 4709/12
md.) Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma
hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve
dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle
ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Dernekler kanunun öngördüğü hallerde
hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir.
Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin suç işlenmesini veya suçun
devamını önleminin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı yirmidört saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde
açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler
ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği
ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir.
Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.
B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkı
Madde 34.- (Değişik : 03/10/2001 4709/13
md.) Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
XII. Mülkiyet hakkı
Madde 35.-
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,
kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum
yararına aykırı olamaz.
XIII.
Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak arama hürriyeti
Madde 36.- (Ek : 03/10/2001 4709/14
md.) Herkes, meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya
davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi
içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî hâkim güvencesi
Madde 37.-
Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne
çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma
sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip
olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Madde 38.-
Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir
fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda
o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza
mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik
tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar,
kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda
gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda
delil göstermeye zorlanamaz.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.)
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş
bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.)
Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden
doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden
alıkonulamaz.
(Ek : 03.10.2001 4709/15 md.)
Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve
terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez.
Genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması
sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç
düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.
Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir
ülkeye geri verilemez.
XIV. İspat hakkı
Madde 39.-
Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin
yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı
açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına
sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak
isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına
bağlıdır.
XV. Temel hak ve hürriyetlerin
korunması
Madde 40.-
Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes,
yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını
isteme hakkına sahiptir.
(Ek : 03.10.2001 4709/16 md.)
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve
mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler tarafından
vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe
tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı
saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER
l. Ailenin korunması
Madde 41.- (Ek : 03.10.2001 4709/17
md.) Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet ailenin huzur ve refahı ile
özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,
teşkilatı kurar.
II. Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
Madde 42.-
Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit
edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve
inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre,
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya
sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün
vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli okulların
bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddî imkânlardan yoksun
başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile
burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet,
durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı
kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece
eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler
yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve
öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak
okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak
yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların
tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma
hükümleri saklıdır.
III. Kamu yararı
A. Kıyılardan yararlanma
Madde 43.-
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz
ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada
öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin,
kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden
yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak mülkiyeti
Madde 44.-
Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve
geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya
yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak
amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir.
Topraksız olan veya
yeter toprağı
bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin
düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı
servetlerinin azalması sonucunu
doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan topraklar
bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak
dağıtılan çiftçilerle mirasçıları
tarafından işletilebilir.
Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan
toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
C. Tarım, hayvancılık
ve
bu
üretim dallarında çalışanların
korunması
Madde 45.-
Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı
kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması
ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak
maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve
gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin
değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi
için gereken tedbirleri alır.
D. Kamulaştırma
Madde 46.-(Değişik : 03.10.2001
4709/18 md.)
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu
yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek
şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya
bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre,
kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme
bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım
reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân
projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi,
kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların
bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle
ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı
aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı
doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her
halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma
bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz
uygulanır.
E. Devletleştirme ve Özelleştirme
Madde 47.-
Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının
zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek karşılığı
üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın
hesaplanma
tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Ek : 13/8/1999 4446/1 md.)
Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin
ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve
varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla
gösterilir.
(Ek : 13/8/1999 4446/1 md.)
Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve
diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve
hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya
tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla
belirlenir.
IV. Çalışma
ve
sözleşme hürriyeti
Madde 48.-
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.
Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin millî
ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik
ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile ilgili hükümler
A. Çalışma
hakkı ve ödevi
Madde 49.-
Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/19 md.)
Devlet, çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve
işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye
elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak
için gerekli tedbirleri alır.
( Üçüncü fıkra mülga : 03.10.2001
4709/19 md.)
B. Çalışma şartları ve
dinlenme hakkı
Madde 50.-
Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî
yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık
izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
C. Sendika kurma hakkı
Madde 51.- (Değişik : 03.10.2001
4709/20 md.)
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik
ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden
izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara
serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına
sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten
ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı işkolunda birden
fazla sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu
görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları
gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının
tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine
ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.
D. Sendikal faaliyet
Madde 52.- (Mülga : 23/7/1995 4121/3
md.)
Vl. Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve
Iokavt
A. Toplu iş sözleşmesi hakkı
Madde 53.-
İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal
durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş
sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı
kanunla düzenlenir.
(Ek : 23/7/1995 4121/4 md.)
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin
kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu
maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine
tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı
mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu
görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa
düzenlenecek
mutabakat metni taraflarca imzalanır.
Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin
yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu
görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve
anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla
Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usuller kanunla düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem için, birden
fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
B. Grev hakkı ve Iokavt
Madde 54.-
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması
halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının
ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve
istisnaları kanunla düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyiniyet
kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip
edecek şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan işçilerin
ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev
uygulanan işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika
sorumludur.
Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya
ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.
Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde
veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek
Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da
anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun
kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve
görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma
grev ve Iokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi
yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.
Greve katılmayanların işyerinde
çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiç bir şekilde
engellenemez.
VII. Ücrette adalet sağlanması
Madde 55.-
Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe
uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan
yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/21 md.)
Asgarî ücretin tespitinde çalışanların
geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde
bulundurulur.
VIII. Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin
korunması
Madde 56.-
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını
korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh
sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde
tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla
sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel
kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından
yararlanarak, onları denetleyerek
yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde
yerine getirilmesi için kanunla genel
sağlık sigortası kurulabilir.
B. Konut
hakkı
Madde 57.-
Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir
planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri
alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve spor
A. Gençliğin korunması
Madde 58.-
Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin
müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan
kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini
sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden,
uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan
ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
B. Sporun geliştirilmesi
Madde 59.-
Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını
geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik
eder.
Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal güvenlik hakları
A. Sosyal güvenlik hakkı
Madde 60.-
Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli
tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
B. Sosyal güvenlik bakımından özel
olarak korunması gerekenler
Madde 61.-
Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve
gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi
sağlar.
Devlet, sakatların korunmalarını ve
toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara
Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla
düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç çocukların
topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.
Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve
tesisleri kurar veya kurdurur.
C. Yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşları
Madde 62.-
Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile
birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve
sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması
ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri
alır.
XI. Tarih, kültür ve tabiat
varlıklarının korunması
Madde 63.-
Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin
korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici
tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden özel
mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak
sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla
düzenlenir.
XII. Sanatın
ve
sanatçının korunması
Madde 64.-
Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin
ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat
sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Devletin iktisadî ve sosyal
ödevlerinin sınırları
Madde 65.-(Değişik : 03.10.2001
4709/22 md.)
Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen
görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek
malî kaynaklarının yeterliliği
ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ
HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Türk vatandaşlığı
Madde 66.-
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
(Değişik : 03.10.2001 4709/23 md.)Türk
babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
(Son cümle mülga: 03.10.2001 4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği
şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla
bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar
ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, seçilme ve siyasî
faaliyette, bulunma hakları
Madde 67.-
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme
ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette
bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/5 md.)
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel
oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi
aItında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy
hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri
belirler.
(Değişik : 23/7/1995 4121/5 md.)
Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına
katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla
düzenlenir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/24 md.)
Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler,taksirli
suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan
hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde
oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti
açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından
tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında
yapılır.
(Ek : 23/7/1995 4121/5 md.)
Seçim kanunları, temsilde adalet ve
yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
(Ek : 03.10.2001 4709/24 md.)
Seçim kanunlarında yapılan
değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde
yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
III. Siyasî partilerle ilgili hükümler
A. Parti kurma, partilere girme ve
partilerden ayrılma
Madde 68.- (Değişik : 23/7/1995
4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve
usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasî partiler, demokratik siyasî
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden izin almadan
kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük ve programları
ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti
ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet
ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya
herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi
amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.
Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil
yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi
niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler
mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye
olamazlar.
Yüksek öğretim elemanlarının siyasî
partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu
elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti
görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek öğretim
elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında uyacakları esasları
belirler.
Yüksek öğretim öğrencilerinin siyasî
partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilere, Devlet, yeterli
düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasî partilerin uyacakları esaslar
Madde 69.- (Değişik : 23/7/1995
4121/7 md.)
Siyasî partilerin faaliyetleri, parti
içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu
ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.
Siyasî partiler, ticari faaliyetlere
girişemezler.
Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin
amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla
düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri
ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun
denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar
kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu
denetim görevini yerine getirirken
Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda
vereceği kararlar kesindir.
Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince
kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasî partinin tüzüğü ve
programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir siyasî partinin 68 inci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli
kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir
odak haline geldiğinin Anayasa
Mahkemesince tespit edilmesi halinde
karar verilir. (Ek cümle :
03.10.2001 4709/25 md.)
Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun
bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel
başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük
Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca
zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya
anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz
konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/25 md.)
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara
göre temelli kapatma yerine dava konusu fiillerin ağırlığına göre
ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti bir başka
ad altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli
kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil
üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararının Resmi Gazetede
gerekçeli olarak yayımlanmasından
başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi,
yöneticisi ve deneticisi olamazlar.
Yabancı devletlerden, uluslararası
kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel
kişilerden maddi yardım alan siyasî partiler temelli olarak
kapatılır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/25 md.)
Siyasî partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve
adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar
çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu
hizmetlerine girme hakkı
A. Hizmete girme
Madde 70.-
Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği
niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
B. Mal bildirimi
Madde 71.-
Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu
bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve
yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan hizmeti
Madde 72.-
Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı
Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya
getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi
Madde 73.-
Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi
ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli
dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî
yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği
yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak
yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe hakkı
Madde 74.-(Ek : 03.10.2001 4709/26
md.)
Vatandaşlar, ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiyede
ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve
şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet
Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
(Ek : 03.10.2001 4709/26 md.)
Kendileriyle ilgili başvurmaların
sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla
düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
A. Kuruluşu
Madde 75.- (Değişik : 23/7/1995
4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla
seçilen beşyüzelli milletvekilinden oluşur.
B. Milletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76.-
Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En az ilkokul mezunu olmayanlar,
kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu
hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya
daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar;
zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı
suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat
karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya anarşik
eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından
biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı
organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim
elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet
bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı
Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve
milletvekili seçilemezler.
C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
seçim dönemi
Madde 77.-
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan seçimin
yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar
altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler
yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri,
yeni
Meclisin seçilmesine kadar sürer.
D. Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri
Madde 78.-
Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye
bırakılmasına karar verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan
kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem
tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim,
her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay
geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı,
üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç
ay içinde yapılmasına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl kala, ara
seçimi yapılamaz.
E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde 79.-
Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine
kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün
işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları
inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim
Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir
mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim
kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört
yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel
Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt
çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve
gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve
Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye
ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve
denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.
F. Üyelikle ilgili hükümler
1. Milletin temsili
Madde 80.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya
kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler .
2. Andiçme
Madde 81.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki
şekilde andiçerler :
Devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik
ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk
ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma;
toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde
herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması
ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk
milleti önünde namusum ve şerefim üzerine andiçerim.
3. Üyelikle bağdaşmayan işler
Madde 82.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu
tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer
kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak
katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel
imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve
Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların
üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların
yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar,
herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolayı olarak
kabul edemezler, temsilcilik ve
hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî
veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli
konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici
bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği
ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama dokunulmazlığı
Madde 83.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy
ve sözlerinden, MecIiste ileri
sürdükIeri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi
üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça, bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir suç
işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır
cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına
başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar
bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve
doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek
zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi
hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik
süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili hakkında
soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin düşmesi
Madde 84.- (Değişik : 23/7/1995
4121/9 md.)
İstifa eden milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme
veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme
kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle
bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu
durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar
verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz veya
izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis
Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye
tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.
Partisinin temelli kapatılmasına beyan
ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya
ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği,
bu kararın Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona
erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini
derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. İptal istemi
Madde 85.- (Değişik : 23/7/1995
4121/10 md.)
Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına
veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü
veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde,
Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün
içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın,
Anayasaya, kanuna veya
İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali
için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal
istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve yolluklar
Madde 86.- (Değişik birinci tümce :
21/11/2001 4720/1 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik
işlemleri kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek
Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının
yarısını aşamaz.
(Ek ibare: 21/11/2001 4720/1 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C.
Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin
istekleri halinde ilgileri devam eder.
(Değişik : 21/11/2001 4720/1 md.)Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar,
kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve
benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı
önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87.-(Ek ve değişiklik :
03.10.2001 4709/28 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak,
değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek;
Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisi
vermek; bütçe ve kesinhesap kanun
tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş
ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını
uygun bulmak,Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç
çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına, mahkemelerce
verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar
vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri
kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
B. Kanunların teklif edilmesi ve
görüşülmesi
Madde 88.-
Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye
Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle
düzenlenir.
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca
yayımlanması
Madde 89.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen
kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
(Ek : 03.10.2001 4709/29 md.)
Yayımlanmasını kısmen veya tamamen
uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta
gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun
bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun
bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tabi
değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri
gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca
yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik
yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri
gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin
hükümler saklıdır.
D. Milletlerarası andlaşmaları uygun
bulma
Madde 90.-
Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri
düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi
bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin
yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla,
yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar,
yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan
uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak
yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu
fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını
ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her
türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
E. Kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisi verme
Madde 91.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü
haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve
ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri
ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak kanun
hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma
süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp
çıkarılamayacağını gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası,
düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş
olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye
Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması
sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam
ettiği de belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde,
Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede
yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük
tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede
yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara dayanan
kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi
komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulmayan
kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük
Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen
kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî
Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
F. Savaş hali ilânı ve silahlı kuvvet
kullanılmasına izin verme
Madde 92.-
Milletlerarası hukukun meşrû saydığı hallerde savaş hali ilânına ve
Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya
milletlerarası nezaket kurallarının
gerektirdiği haller dışında, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde
veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve
bu sebepIe silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin
kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
faaliyetleri ile ilgili hükümler
A. Toplanma ve tatil
Madde 93.- (Değişik birinci fıkra :
23/7/1995 4121/11 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü
kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay
tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya
veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya
çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya
üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya
çağırır.
Ara verme veya tatil sırasında toplanan
Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren
konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.
B. Başkanlık Divanı
Madde 94.-
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri
arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Kâtip üyeler ve
İdare Amirlerinden oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasî
parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını
sağlayacak şekilde kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için
aday gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık
Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk
seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev
süresi üç yıldır.
(Değişik : 03.10.2001 4709/30 md.)Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden,
Meclisin toplandığı günden itibaren beş gün içinde, Başkanlık
Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki
oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü
oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan
seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden
itibaren, beş gün içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanvekillerinin, Kâtip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi,
seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti
grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin
gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar;
Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy kullanamazlar.
C. İçtüzük, siyasî parti grupları,
ve kolluk işleri
Madde 95.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük
hükümlerine göre yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasî parti
gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında
katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en
az yirmi üyeden meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün
bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri
Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer
kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis
Başkanlığına tahsis edilir.
D. Toplantı ve karar yeter sayısı
Madde 96.-
Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların
saIt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir
şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy
kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi
oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E. Görüşmelerin açıklığı
ve
yayımlanması
Madde 97.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve
tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük
hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki
görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.
Meclisteki açık görüşmelerin, o
oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir
karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
bilgi edinme ve denetim yolları
A. Genel olarak
Madde 98.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel
görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme
yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya
yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi
istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli bir konuda
bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve Devlet
faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru Meclis araştırması ve genel
görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile
cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile
düzenlenir.
B. Gensoru
Madde 99.-
Gensoru önergesi, bir siyasî parti grubu adına veya en az yirmi
milletvekilinin imzasıyla verilir.
Gensoru önergesi, verilişinden sonraki
üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından
itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu
görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları
adına
birer milletvekili, Bakanlar Kurulu
adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla birlikte,
gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak
iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin
veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya
Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra
oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın
düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada
yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının dengeli olarak
yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla
gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle belirlenir.
C. Meclis soruşturması
Madde 100.- (Ek ve değişiklik :
03.10.2001 4709/31 md.)
Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma
açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür
ve gizli oyla karara bağlar.
Soruşturma açılmasına karar verilmesi
halinde, Meclisteki siyasî partilerin güçleri oranında komisyona
verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar
arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak
onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon,
soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar.
Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık
yeni ve kesin bir süre verilir. Bu süre içinde raporun Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına teslimi zorunludur.
Rapor Başkanlığa verildiği tarihten
itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on gün
içinde görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana
sevkine karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasî parti gruplarında,
Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
YÜRÜTME
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve tarafsızlığı
Madde 101.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş
ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve
milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından
yedi yıllık bir süre için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye
tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı
seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi
ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona
erer.
B. Seçimi
Madde 102.-
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte
iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin
dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının
boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve
seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır.
Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına
bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması
gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak
oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu
sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş
olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı
takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında
dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye
Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve
başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam
eder.
C. Andiçmesi
Madde 103.-
Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi
önünde aşağıdaki şekilde andiçer:
Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin
varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya,
hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve
lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı,
millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından
ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma,
Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime
aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle
çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve
şerefim üzerine andiçerim.
D.
Görev
ve yetkileri
Madde 104.-
Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu
sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk
Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet
organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili
maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve
kullanacağı yetkiler şunlardır :
a) Yasama ile ilgili olanlar :
Gerekli gördüğü takdirde, yasama
yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını
yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini
gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün
veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından
aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası
açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar :
Başbakanı atamak ve istifasını kabul
etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları
atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar
Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında
toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin
temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı
devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak
ve yayımIamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk
Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya
çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık
etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu
kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun
hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama
sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve
Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme,
araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar :
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay
üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî
Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve SavcıIar Yüksek Kurulu
üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve
kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri
yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
Madde 105.-
Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili
bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği
belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili
bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan
sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı
kararlar ve emirler aIeyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı
mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin
teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği
kararla suçlandırılır.
F. Cumhurbaşkanına vekillik etme
Madde 106.-
Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle
geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine
kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve
Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
G. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
Madde 107.-
Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilât ve
çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108.-
İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde
yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı
her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek
kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında,
kamuya yararlı
derneklerle vakıflarda, her türlü
inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı organları,
Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve
üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler
arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
A. Kuruluş
Madde 109.-
Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar
arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır;
gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine
son verilir.
B. Göreve başlama ve güvenoyu
Madde 110.-
Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya
çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı,
kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan
tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna
başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam
gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün
geçtikten sonra oylama yapılır.
C. Görev sırasında güvenoyu
Madde 111.-
Başbakan gerekli görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra,
Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet
Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve
görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tamsayısının
salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev ve siyasî sorumluluk
Madde 112.-
Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı olarak, bakanlıklar arasında
işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini
gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden birlikte
sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup
ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem
ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların görevlerinin
Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini
gözetmek ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden
milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet
Meclisi önünde andiçerler ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece
milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve
yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
Madde 113.-
Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve
teşkilatı kanunla düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla izinli veya
özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan
geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir
bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile
Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce
Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa
en geç onbeş gün içinde atama yapılır.
F. Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç
tarihinden üç gün önce seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine
karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde,
bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde gereğince seçimlerin
yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve
Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan
atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna, Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasî parti
gruplarından, oranlarına göre
üye alınır.
Siyasî parti gruplarından alınacak üye
sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek
Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya
sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi
içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme
kararının Resmî Gazete'de ilânından itibaren beş gün içinde kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna
başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince
ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür.
G. Tüzükler
Madde 115.-
Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği
işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın
incelenmesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve
kanunlar gibi yayımlanır.
H. Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi
Madde 116.-
Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede belirtilen güvenoyunu alamaması
ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla
düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu
kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak,
seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu ile
düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni
seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden
sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması
hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına
danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî Gazetede
yayımlanır ve seçime gidilir.
İ. Millî Savunma
1. Başkomutanlık ve Genelkurmay
Başkanlığı
Madde 117.-
Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından
ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Millî güvenliğin sağlanmasından ve
Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük
Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı
Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini
Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun
teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı
Başbakana karşı sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının, Genelkurmay
Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki
alanı kanunla düzenlenir.
2. Millî Güvenlik Kurulu
Madde 118.- (Değişik : 03.10.2001
4709/32 md.)
Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının
başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan yardımcıları,
Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve
Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.
Gündemin özelliğine göre Kurul
toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağırılıp görüşleri
alınabilir.
(Değişik : 03.10.2001 4709/32 md.)
Millî Güvenlik Kurulu; Devletin Millî
Güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili
alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması
konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun,
Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği,
toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını
zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca
değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun gündemi;
Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak
Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar
Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında toplanır.
Millî Güvenlik Kurulu Genel
Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla düzenlenir.
III. Olağanüstü yönetim usulleri
A. Olağanüstü halIer
1. Tabiî afet ve ağır ekonomik
bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı
Madde 119.-
Tabiî afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım
hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,
yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı
ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir.
2. Şiddet olaylarının
yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî
şekilde bozulması
sebepleriyle olağanüstü hal ilânı
Madde 120.-
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine
ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle
kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da
görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya
bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân
edebilir.
3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
Madde 121.-
Anayasanın 119 ve 120 nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilânına
karar verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede yayımlanır ve
hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük
Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır. Meclis,
olağanüstü hal süresini değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi
üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir
veya olağanüstü hali kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilân edilen
olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve
çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türü için ayrı
ayrı geçerli olmak üzere, Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler
doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya
nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne
suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler
verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler
yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda
düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince,
Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü
halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler
çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.
B. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş
hali
Madde 122.-
Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel hak ve
hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilânını
gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması
veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi,
ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve
eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini
içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan
sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla
bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilân edebilir. Bu karar,
derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük MiIlet
Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı
halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet
Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir,
uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu sıkıyönetim halinin gerekli
kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmî Gazetede
yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur. Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul
İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı
aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına
bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş
hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl
yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek
bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek
yükümlülükIer kanunla düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları Genelkurmay
Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.
IV. İdare
A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu
tüzelkişiliği
Madde 123.-
İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri,
merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya
kanunun açıkca verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
2. Yönetmelikler
Madde 124.-
Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev
alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını
sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede
yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı yolu
Madde 125.-
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
(Ek hüküm
: 13/8/1999
4446/2
md.) Kamu hizmetleri ile
ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan
uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi
öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru
taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı
işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi
dışındadır.
İdarî işlemlere karşı açılacak
davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.
Yargı yetkisi, idarî eylem ve
işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme
görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak
yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve
işlem niteliğinde veya takdir yetkisini
kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
İdarî işlemin uygulanması halinde
telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idarî işlemin
açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar
verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik,
kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması
kararı verilmesini sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C. İdarenin kuruluşu
1. Merkezî İdare
Madde 126.-
Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna,
ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere;
iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına
dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim
ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî idare
teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilâtın görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
2. Mahallî İdareler
Madde 127.-
Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen
ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından
seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri
ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
(Değişik
: 23/7/1995
4121/12
md.) Mahallî idarelerin
seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır.
Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki
bir yıl içinde yapılması gereken mahallî idareler organlarına veya
bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili
genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim
merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahallî idarelerin seçilmiş
organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların
çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur.
Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma
veya kovuşturma açılan mahallî idare organları veya bu organların
üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme
kadar uzaklaştırabilir.
Merkezî idare, mahallî idareler
üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun
şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum
yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması
amacıyla, kanunda belirtiIen esas ve usuller dairesinde idarî
vesayet yetkisine sahiptir.
Mahallî idarelerin belirli kamu
hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar
Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve
kolluk işleri ve merkezî idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri
kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir
kaynakları sağlanır.
D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili
hükümler
1. Genel ilkeler
Madde 128.-
Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin
genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu
hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve
diğer kamu görevlileri eliyle görülür.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla
düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme
usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.
2. Görev ve sorumlulukları, disiplin
kovuşturulmasında güvence
Madde 129.-
Memurlar ve
diğer kamu görevlileri Anayasa ve
kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile
kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve bunların üst
kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası
verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili
olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında
bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları ile
hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır .
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin
yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat
davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği
şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri
hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması
açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği
idarî merciin iznine bağlıdır.
E. Yükseköğretim kurumları ve üst
kuruluşları
1. Yükseköğretim kurumları
Madde 130.-
Çağdaş eğitim - öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin
ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile;
ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim - öğretim, bilimsel
araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet
etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve
bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla
kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve esaslara
göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından,
Devletin gözetim ve denetimine tâbi yükseköğretim kurumları
kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke sathına
dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve
yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında
bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve
milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette
bulunma serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara bağlı
birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik
hizmetleri Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve esaslara
göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim
Kurulunca seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve denetim organları
ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin
yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa
olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı bütçeler;
Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim
Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu
esaslara uygun olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve
denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve
organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve
sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim
hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri,
unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı
yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu
kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve
süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî
işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde
ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi,
Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî
kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan
yükseköğretim kurumları, malî ve idarî konuları dışındaki akademik
çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik
yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için
Anayasada belirtilen hükümlere tâbidir.
2. Yükseköğretim üst kuruluşları
Madde 131.-
Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek,
yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim - öğretim
ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların
kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili
bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının
yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu
kurulur.
Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler,
Bakanlar Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları,
nitelikleri ve seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından
rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere
öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve
Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev, yetki,
sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.
3. Yükseköğretim kurumlarından özel
hükümlere tâbi olanlar
Madde 132.-
Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim
kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir.
F) Radyo ve televizyon kuruluşları ve
kamuyla ilişkili haber ajansları
Madde 133.-
(Değişik
: 8/7/1993
3913/1
md.) Radyo ve televizyon
istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar
çerçevesinde serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak
kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerden
yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının
tarafsızlığı esastır.
G. Atatürk Kültür, Dil
ve Tarih Yüksek Kurumu
Madde 134.-
Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü,
Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve
yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevi himayelerinde,
Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk
Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk
Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu
için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı
olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek
Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma
usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna
dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.
H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları
Madde 135.-
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları;
belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını
karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının
birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni
hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile
kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda
gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen
kamu tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu
iktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların
meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette
bulunamazlar.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde
siyasî partiler aday gösteremezler.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.)
Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine
ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.)
Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu
organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet
Savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine
yenileri seçtirilir.
(Değişik : 23/7/1995 4121/13 md.)
Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst
kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin
kararı, yirmidört saat içerisinde görevli Hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî
karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.
İ. Diyanet İşleri Başkanlığı
Madde 136.-
Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik
ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş ve düşünüşlerin dışında
kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.
J. Kanunsuz emir
Madde 137.-
Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan
kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa
hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri
verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı
ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren
sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir
suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele
hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla
gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YARGI
I. Genel hükümler
A. Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138.-
Hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna
ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi,
yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve
talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında
Yasama Meclisinde
yargı yetkisinin kullanılması ile
ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare,
mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme
kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine
getirilmesini geciktiremez.
B. Hâkimlik
ve
savcılık teminatı
Madde 139.-
Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada
gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya
kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer
özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir
suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte
kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki
istisnalar saklıdır.
C. Hâkimlik ve savcılık
mesleği
Madde 140.-
Hâkimler ve savcılar adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak
görev yaparlar. Bu görevler meslekten hâkim ve savcılar eliyle
yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve
hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.
Hâkim ve savcıların nitelikleri,
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin ve görev
yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında
disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi,
görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından
dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi,
meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve
meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını
bitirinceye kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi,
yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.
Hâkimler ve savcılar, kanunda
belirtilenlerden başka, Resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idarî görevleri
yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da adalet
hizmetindeki idarî görevlerde çalışanlar, hâkimler ve savcılar
hakkındaki hükümlere tâbidirler. Bunlar, hâkimler ve savcılara ait
esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hâkimlere
ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.
D. Duruşmaların açık ve kararların
gerekçeli olması
Madde 141.-
Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının
veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu
güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar
verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında
kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları
gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan
süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
E. Mahkemelerin kuruluşu
Madde 142.-
Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama
usulleri kanunla düzenlenir.
F. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
Madde 143.-
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik
düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine
işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini
ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kurulur.
(Ek cümle : 18/6/1999
4388/1
md.) Ancak, sıkıyönetim ve
savaş haline ilişkin hükümler saklıdır.
(Değişik
: 18/6/1999
4388/1 md.)
Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir
başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı ve
yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur.
(Değişik : 18/6/1999 4388/1 md.) Başkan, iki asıl ve bir
yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim
ve Cumhuriyet savcıları arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer
Cumhuriyet savcıları arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca
özel kanununda gösterilen usule göre dört yıl için atanırlar; süresi
bitenler yeniden atanabilirler.
Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kararlarının temyiz mercii Yargıtaydır.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama usulleri ile ilgili diğer
hükümler, kanunda gösterilir.
(Son fıkra mülga : 18/6/1999
4388/1 md.)
G. Hâkim ve savcıların denetimi
Madde 144.-
Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve
genelgelere (Hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun
olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya
görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini , hal ve
eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma
ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet
Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından yapılır. Adalet
Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve
inceleme yapılacak olandan daha kıdemli
hâkim veya savcı eliyle de
yaptırabilir.
H. Askerî yargı
Madde 145.-
Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından
yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olan suçları ile
bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut
askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara
ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker olmayan
kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda
gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla
görevlidirler.
Askerî mahkemelerin savaş veya
sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından
yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî
yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.
Askerî yargı organlarının kuruluşu,
işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini
yapan askerî hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık
ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı,
askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun
ayrıca askerî hâkimlerin yargı hizmeti dışındaki askerî hizmetler
yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre teşkilatında görevli
bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir.
II. Yüksek mahkemeler
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kuruluşu
Madde 146.-
Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek
üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl
üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay
genel kurullarınca kendi Başkan ve üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri
üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi
üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden
göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe
yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri
ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl
ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş,
yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl
öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl fiilen çalışmış
veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri
arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl
için bir Başkan ve bir BaşkanvekiIi seçer. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslî
görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.
2. Üyeliğin sona ermesi
Madde 147.-
Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye
ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir
üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı
hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de,
Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona
erer.
3. Görev ve yetkileri
Madde 148.-
Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas
bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise
sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü
hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde
kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından
denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp
yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama
çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı
hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme,
Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte
biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren
on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını,
Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay,
Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini,
Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili
suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık görevini
Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen
diğer görevleri de yerine getirir.
4. Çalışma ve yargılama usulü
Madde 149.-(Ek ve değişiklik : 03.10
2001 4709/33 md.)
Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk ile
karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasî parti
davalarında kapatılmaya karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu
şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları
Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve
yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri
arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla
baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere
ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir
(Ek cümle: 23/7/1995 4121/14 md.)
ve siyasî partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin
davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması
istenen siyasî partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir
vekilin savunmasını dinler.
5. İptal davası
Madde 150.-
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin
şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa
Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptal davası açabilme hakkı,
Cumhurbaşkanına, iktidar ve anamuhalefet
partisi Meclis grupları ile Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
beşte biri tutarındaki üyelere aittir.
İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde, iktidar
partilerinin dava açma hakkını en fazla
üyeye sahip olan parti kullanır.
6. Dava açma süresi
Madde 151.-
Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı,
iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya içtüzüğün Resmî
Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.
7. Anayasaya aykırılığın
diğer mahkemelerde ileri sürülmesi
Madde 152.-
Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya
taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa
Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını
ciddî görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte
karara bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin kendisine
gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar.
Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun
hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı,
esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna
uymak zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin esasına
girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra
on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.
8. Anayasa Mahkemesinin kararları
Madde 153.-
Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi
yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun
hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun
koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm
tesis edemez.
Kanun, kanun hükmünde kararname veya
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri,
iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe
gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin
ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal
kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı
veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî
Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını,
idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
B. Yargıtay
Madde 154.-
Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî
yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa
ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı, birinci
başkanvekiIleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay
Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört
yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve
Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri
arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından
Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan,
başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim
usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir.
C. Danıştay
Madde 155.-
Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî
yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.
(Değişik ikinci fıkra
:
13/8/1999
4446/3 md.)
Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve
Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile
ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî
uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci
sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar
arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri,
nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı;
tarafından seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri
arasından Danıştay Genel
Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan,
Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin
nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
D. Askerî
Yargıtay
Madde 156.-
Askerî Yargıtay, askerî mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen
belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri birinci sınıf
askerî hâkimler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için
göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı,
İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî Yargıtay üyeleri asasından
rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi,
mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı,
hâkimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla
düzenlenir.
E. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi
Madde 157.-
Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis
edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve Askerî hizmete
ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı
denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda
ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî
hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve
üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf
askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday
içinden; hâkim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri
kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her
boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî hâkim sınıfından olmayan
üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire
başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem
sırasına göre atanırlar.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve
askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F. Uyuşmazlık Mahkemesi
Madde 158.-
Uyuşmazlık Mahkemesi adlî, idarî ve askerî yargı mercileri
arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluşu,
üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir.
Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri
arasından görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi
arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas
alınır.
III. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
Madde 159.-
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve
hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl
ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek
üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik
için gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl
için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Kurul,
seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;
adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama
ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma,
kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar
verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini
yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya
savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar.
Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı yargı
mercilerine başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine getirmesi,
seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde
incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez kuruluşunda
geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların
muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları
geçici yetki ile görevlendirebilir.
IV. Sayıştay
Madde 160.-
Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri
ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve
sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla
verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla
görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı
bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus
olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar
dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve
ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim
usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri,
hakları ve yükümlülükleri ve diğer özIük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.
Silahlı Kuvvetler elinde bulunan Devlet
mallarının Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi usulleri,
Millî Savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun
olarak kanunla düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Malî ve Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malî Hükümler
I. Bütçe
A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
Madde 161.-
Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu
tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile genel ve katma
bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile ilgili
yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel
süre ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili
hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
B. Bütçenin görüşülmesi
Madde 162.-
Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları ile millî bütçe
tahminlerini gösteren raporu, mali yıl başından en az yetmişbeş gün
önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden
kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda,
iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı
ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre
temsili gözönünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde
kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve
malî yıl başına kadar karara bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Genel Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler
hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler
sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde
ayrıca görüşme
yapılmaksızın okunur ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda
görüşülmesi sırasında, gider artırıcı
veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.
C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme
esasları
Madde 163.-
Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın
sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu
kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar
Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak
yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören
değişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük
getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen
giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
Madde 164.-
Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul
edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en
geç yedi ay sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu
kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç
yetmişbeş
gün içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl
bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır.
Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu
tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap
kanunu tasarısını yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber
görüşerek karara bağlar.
Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel
uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş
olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve
hesap yargılamasını önIemez ve bunların karara bağlandığı anlamına
gelmez.
E. Kamu iktisadî teşebbüslerinin
denetimi
Madde 165.-
Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı o!arak
Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük
Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ekonomik Hükümler
I. Planlama
Madde 166.-
Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve
tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini,
ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli
şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak
Devletin görevidir.
Planda millî tasarrufu ve üretimi
artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı,
yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda
toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde
kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre
gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının hazırlanmasına,
Türkiye Büyük Millet
Meclisince onaylanmasına,
uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak
değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla
düzenlenir.
II. Piyasaların denetimi ve dış
ticaretin düzenlenmesi
Madde 167.-
Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı
ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır;
piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin
yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer
dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında
ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar
Kuruluna yetki verilebilir.
III. Tabiî servetlerin ve kaynakların
aranması ve işletilmesi
Madde 168.-
Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların
aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını
belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi
tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve
tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler
eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve
tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim,
denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman köylüsü
A. Ormanların korunması ve
geliştirilmesi
Madde 169.-
Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için
gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde
yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve
hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti
devrolunamaz Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve
işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı
dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir
faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine
yol açan siyasî propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için
genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek
veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına
alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen
bakımından hiçbir yarar görülmeyen,
aksine tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile
31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini
tam olarak
kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik,
zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta
kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba
ve köy yapılarının toplu olarak
bulunduğu yerler
dışında, orman sınırlarında daraltma
yapılamaz.
B. Orman köylüsünün korunması
Madde 170.-
Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması,
ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın
gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini
sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen
bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin
değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak
muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları
dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya
tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan
yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla
düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme araç ve
gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı
tedbirleri alır.
Orman içinden nakledilen köyler halkına
ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.
V. Kooperatifçiliğin geliştirilmesi
Madde 171.-
Devlet, millî ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle
üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan
kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
(Son fıkra mülga
:
23/7/1995 4121/15 md.)
VI. Tüketiciler ile esnaf ve
sanatkârların korunması
A. Tüketicilerin korunması
Madde 172.-
Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır,
tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf ve
sanatkârların korunması
Madde 173.-
Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.
BEŞİNCİ KISIM
Çeşitli Hükümler
1. İnkılâp kanunlarının korunması
Madde 174.-
Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin
üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma
amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın
halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin,
Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz
:
1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı
Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671
sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677
sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile
Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı
Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme
memuru önünde yapılacağına dair medeni nikâh esası ile aynı kanunun
110 uncu maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı
Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353
sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590
sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına
Dair Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596
sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
ALTINCI KISIM
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1.-
Anayasanın halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak
kabul edildiğinin usulünce ilânı ile birlikte, halkoylaması
tarihindeki Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet Başkanı,
Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için,
Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak
içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda
Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada öngörülen hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler
sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül
etmiş olan MilIî Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel seçimleri
sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya
kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette
boşalması halinde, Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi,
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni
Cumhurbaşkanını seçinceye kadar, Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve
O'nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine getirir ve yetkilerini
kullanır.
Geçici Madde 2.-
12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Millî
Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasî
Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler
sonucu
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp
Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni
Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara göre
görevlerini devam ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesindeki Millî Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden
birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması
usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp
göreve başladıktan sonra, Millî Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir
süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Millî Güvenlik
Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını alırlar.
Millî Güvenlik Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde
içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri,
Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları
özlük hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar. Altı yıllık süre
sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukuki varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri
şunlardır :
a)Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul
edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel hak
ve hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk
inkılâplarının, millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına,
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara,
dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin
Türkiyeye kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve savaş
haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer
kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü
içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit
edeceği süre içinde :
Milletvekili genel seçimlerinin
yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun yönetim ve
gözetimine, gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin
düzenlenmesine ilişkin konuları incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç
ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve
araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.
Geçici Madde 3.-
Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunda
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanını
oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı
Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı
Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Millî Güvenlik Konseyi
ile Danışma Meclisinin hukukî
varlıkları sona erer.
Geçici Madde 4.- ( Mülga : 17/5/1987
tarihli ve 3361 ve 23.5.1987 tarihli 3376 numaralı kanunlar
gereğince, 6 Eylül 1987 tarihinde yapılan halkoylaması sonucunda
yürürlükten kalkmıştır. Halkoylaması sonucunun yayımlandığı Resmî
Gazete: 12.09.1987-19572)
Geçici Madde 5.-
Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim
Kurulunca ilânını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Ankarada, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat
15.00de kendiliğinden toplanır.
Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili
Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.
Geçici Madde 6.-
Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve
çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet
Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan
İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Geçici Madde 7.-
İlk milletvekili genel seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar, iş başında olan
Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.
Geçici Madde 8.-
Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların
kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla,
Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar,
Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi
içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl
sonuna kadar çıkartılır.
Geçici Madde 9.-
İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin
Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde yapılacak
Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet
Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu,
aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye
tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
Geçici Madde 10.-
Mahallî idare seçimleri en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk
toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.
Geçici Madde 11.-
Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl
ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri devam eder.
Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu
suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı
onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye
sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna
seçim yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı
sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye
sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak
seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı
onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı
Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.
Geçici Madde 12.-
13/5/1981 gün ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan
Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa
25/6/1981 gün ve 2483
sayılı Kanunla eklenen geçici madde
uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine;
6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici
14 üncü maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine
ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca seçilmiş bulunanlar,
seçildikleri dönem için bu görevlerine devam ederler.
6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun
geçici maddelerinin idarî mahkemeler Başkan ve üyeliklerine
atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır.
Geçici Madde 13.-
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken
bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasa'nın yürürlüğe girdiği
tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve başlayıncaya
kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin
katılmasıyla çalışmalarını yapar.
Geçici Madde 14.-
Sendikaların gelirlerini Devlet bankalarında muhafaza etmelerine
ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.
Geçici Madde 15.-
12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya
kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk
milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Millî Güvenlik
Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin,
2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma
Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında
cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu
maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya
yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından
dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar
hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
(Son fıkra mülga : 03.10.2001 4709/34
md.)
Geçici Madde 16.-
Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık
listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukukî
veya fiilî herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde
yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer
halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.
YEDİNCİ KISIM
Son Hükümler
I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere
ve halkoylamasına katılma
Madde 175.-
(Değişik
: 17/5/1987 3361 /3 md.)
Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük
Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla
teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler
Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü
Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla
mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki
tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında,
kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen kanunu, üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı
bu Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile
veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği
hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği
takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi
üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen
Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına
sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler
Resmî Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için,
halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul
oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin
kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması
halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin
birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve
ara seçimlerine ve mahallî genel seçimlere iştiraki
temin için kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir
alınır.
II. Başlangıç ve kenar başlıklar
Madde 176.-
Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç
kısmı, Anayasa metnine dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili
oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve
bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe girmesi
Madde 177.-
Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul edilip Resmî Gazetede
yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve aşağıda
gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait
hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.
a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi
hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı
hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile ilgili
hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili
hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları
çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her
halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında
yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut
kanunlar ve Millî Güvenlik Konseyinin bildiri ve kararları
uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM'daki; siyasî faaliyette
bulunma hakları ile siyasî partilerle ilgili hükümler, bunlara
dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasî Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu
hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun;
Yayımlanması ile yürürlüğe girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; yasama ile ilgili
hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili genel
seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu
bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine
ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet
Meclisi göreve başlayıncaya, kadar Millî Güvenlik Konseyince yerine
getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; Cumhurbaşkanı
başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu,
Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Millî Savunma,
olağanüstü yönetim usulleri, idare başlığı altındaki mahallî
idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve
Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç yargıya ilişkin bütün hükümler
Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün Resmî Gazetede ilanı ile
birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar KuruIuna ait
yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve
başlaması ile, mahallî idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine
ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
e) Anayasanın halkoylaması sonucu
kabulünün ilânıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve
kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması
veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara
ilişkin işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan
hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci
maddesi gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının
görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü
1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı
Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun
Kanun Numarası : 4709
Kabul Tarihi : 03.10.2001
17
Ekim 2001 günlü 24556 sayılı Resmi Gazetenin mükerrer sayısında
yayımlanan 4709 sayılı Kanunun, -Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna
sunulan 27. maddesi dışındaki- 134. maddeleriyle Anayasada yapılan
değişiklikler yerlerine işlenmiştir.
GEÇİCİ MADDE. A)
Bu
Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra
olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra
yapılacak ilk genel seçimde uygulanmaz.
B)
Bu Kanunun 28 inci maddesi ile
Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri işleyenler
hakkında uygulanmaz.
MADDE 35.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına
sunulması halinde tümüyle oylanır.
|