Kanunun Şümulü
Madde 1 -
Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında,
genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel
idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar
hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim
ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna
tabidir.
Bu kanunun hükümleri
kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır.
Gümrük ve Tekel Vergileri
Madde 2 -
Gümrük ve tekel idareleri
tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının
Uygulanması ve İspat
Madde 3 -
(2365 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle değişen madde)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu kanunda kullanılan
"Vergi Kanunu" tabiri işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi
vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu
ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi
kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin
kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı
gözönünde tutularak uygulanır.
B) İspat: Vergilendirmede
vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu
olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her
türlü delille ispatlanabilir. şu kadar ki, vergiyi doğuran
olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama
vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik
icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad
olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu
iddia eden tarafa aittir.
BİRİNCİ KİTAP
Vergilendirme
BİRİNCİ KISIM
Genel esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi uygulanmasında yetki
Vergi Dairesi
Madde 4 -
Vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk
ettiren ve tahsil eden dairedir.
(3689 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi
dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir.
Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde,
mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve
ilçelerin idarî sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri
ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine
bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile
vergi türleri, meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin
bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir.(*)
Madde 4
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) (3505 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra)
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi
dairelerine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir.
Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde,
mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile ilçelerin
idarî sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi
dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.
Vergi Mahremiyeti
Madde 5 -
Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve
mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap
durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya
mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya
gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve
kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve
incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2.
(2686 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda
görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre
kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan
bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı
kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.
(2365 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi
mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi, sermaye şirketlerinin
Kurumlar Vergisi beyannamelerinde gösterdikleri matrahları
(zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve
Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı
oldukları vergi dairelerince beyannamelerinin verildiği yıl
içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan
olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan
orada da yapılır.
(2365 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Gelir Vergisi mükellefleri
(4369 sayılı Kanunun 81/A-1 nci
maddesiyle değiştirilen ibare)
(Kazancı basit usulde tespit
edilenler dahil)(1)
ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar
vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet
eden vergi miktarlarını gösteren levhayı merkezlerine,
şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler
tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak
zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye
Bakanlığınca belli edilir.
(4369 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle eklenen fıkra)
Mükelleflerin vergi tarhına esas
olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi
geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları
Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu
yetkisini mahalline devredebilir.(4962
sayılı Kanunun 17/A-a maddesiyle değişen ibare Yürürlük;
07.08.2003)Ayrıca,
kamu görevlilerince yapılan adlî ve idarî soruşturmalar ile
ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara,
yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Bu
bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.(5)
Sahte veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya
kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların,
kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla
kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi
verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak
zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla
ilgili usulleri belirmeleye yetkilidir.
(485 sayılı Kanunun 1'inci
maddesiyle eklenen fıkra)
Açıklanan bu bilgiler ele alınarak, mükelleflerin haysiyet,
şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler
hakkında
T. Ceza Kanununun 480, 481 ve
482'inci maddelerindeki cezalar üç misli olarak hükmolunur.
(4369 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(2)
(4369 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(3)
(4369 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle bu fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.)(4)
(1)
(İbarenin
değiştirilmeden önceki şekli)
(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)
(2)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (3239 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen fıkra)
Bu kanunda yer alan belge düzenine uymayan veya kaçakçılık
fiili ile vergi ziyaına neden olup tarh edilen vergi ve
kesilen cezası kesinleşen mükellef ve vergi sorumlusunun,
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara
göre basın ve TRT yolu ile açıklanması vergi mahremiyetini
ihlal sayılmaz.
(3)
(Kaldırılmadan önceki
şekli) (3418 sayılı Kanunun 29'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Sahte veya
muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya
kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların,
kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu bildirimin şartları,
sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve
Gümrük Bakanınca belirlenir.
(4) (Kaldırılmadan
önceki şekli) (3482 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen
fıkra) Basın ve TRT
yoluyla yapılacak bu açıklamalara ait harcamalar, mükellef
veya vergi sorumlularından tahsil edilir. Bu harcamalar, vergi
uygulamaları yönünden gider olarak kabul edilmez.
(5) (4962 sayılı
Kanunla değişmeden önceki ibare)
Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari
soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler
verilebilir.
Yasaklar
Madde 6 -
(2686 sayılı Kanunun
2'nci maddesiyle değişen madde)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1- Kendilerine, nişanlılarına
ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2- Kan veya sıhrî usul ve
füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan
hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu
hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile,
üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar
hısımlarına;
3 - Kanuni temsilcisi veya
vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir
işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve
incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve
Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının
uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini
ücretsiz de olsa yapamazlar.
İdarenin Yardımı
Madde 7 -
Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye
başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi
kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve
komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye
ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi sorumluluğu
Mükellef ve Vergi
Sorumlusu
Madde 8 -
Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu
terettübeden gerçek veya tüzelkişidir.
Vergi sorumlusu, verginin
ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap
olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul
edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi
sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini
bağlamaz.
Bu kanunun müteakip
maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da
şamildir.
(4108 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle değişen fıkra)
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile
tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi
numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel
kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve
düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.(*)
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) (4008 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen fıkra)
Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir
vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul
ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi Ehliyeti
Madde 9 -
Mükellefiyet ve vergi
sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın
kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi
sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni Temsilcilerin Ödevi
Madde 10 -
Tüzelkişilerle küçüklerin ve
kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmıyan
teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde
bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği
olmıyan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların
temsilcileri tarafından yerine getirilir.
(3505 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri
yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından
tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar,
kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.
Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki
temsilcileri hakkında da uygulanır.(*)
Temsilciler veya teşekkülü
idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl
mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzelkişilerin tasfiye haline
girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin
tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait
sorumluluklarını da kaldırmaz.
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) Yukarıda
yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine
getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının
varlığından tamamen veya kısmen alınamıyan vergi alacakları
kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır.
Bu hüküm Türkiye'de bulunmıyan mükelleflerin Türkiye'deki
temsilcileri hakkında da uygulanır.
Vergi Kesenlerin
Sorumluluğu
Madde 11 -
Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur
olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla
ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk, bunların
ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek
hakkını kaldırmaz.
(3239 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Mal alım ve satımı ve hizmet
ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine
yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine
getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden,
(4369 sayılı Kanunun 81/A-28 nci
maddesiyle değiştirilen ibare)
alım satıma taraf olanlar,
hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık
nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak
veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide
bulunduğu tespit olunanlar(*)
müteselsilen
sorumludurlar.
(3239 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk mal
üreten çiftçiler ile nihaî tüketiciler için söz konusu
değildir.
(3239 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Müteselsil sorumluluğun şartları, sınırları ve bu konuya
ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
(3418 sayılı Kanunun
30'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar
dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret
Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak
vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, sözkonusu
ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının
hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı
belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından
belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan
vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine
yatırılır.
(*)
(İbarenin
değiştirilmeden önceki şekli)
alım satıma taraf olanlar ile
hizmetten yararlananlar, aralarında zımnen dahi olsa irtibat
olduğu tespit olunanlar.
Mirasçıların Sorumluluğu
Madde 12 -
Ölüm halinde mükelleflerin
ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına
geçer. Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi borçlarından
miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir Sebepler
Madde 13 -
Mücbir sebepler:
1. Vergi ödevlerinden
herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede
ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2. Vergi ödevlerinin yerine
getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su
basması gibi afetler;
3. Kişinin iradesi dışında
vukua gelen mecburi gaybubetler;
4. Sahibinin iradesi
dışındaki sebepler dolayısıyle defter ve vesikalarının elinden
çıkmış bulunması,
gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Süreler
Kanuni ve İdari Süreler
Madde 14 - (2686 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen madde)
Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan
hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği
yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.
Mücbir Sebeplerle Gecikme
Madde 15 -
13'üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin
bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler
işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemiyen süreler kadar
uzar.
Bu hükmün uygulanması için
mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat
veya tevsik edilmesi lazımdır.
(5228 sayılı Kanunun 1'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle;
bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla
mücbir sebep hali ilân etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden
yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir. Bu
yetki vergi türleri ve işyerleri itibarıyla; beyannamelerin
toplulaştırılması, yeni beyanname verme süreleri belirlenmesi
ve beyanname verme zorunluluğunun kaldırılması şeklinde de
kullanılabilir.(*)
(*) (Değişmeden önceki
şekli) (4731 sayılı Kanunun 4/A maddesiyle eklenen fıkra )
Maliye Bakanlığı, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle,
mükellefler için il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir
sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine
getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir.
Ölüm Halinde Sürenin
Uzaması
Madde 16 - (2686 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde)
Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla
mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve
beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
Mühlet Verme
Madde 17 -
(5228 sayılı Kanunun
2'nci maddesiyle değişen fıkra)Zor
durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik
ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî
sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde
bir ayı geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet
verilebilir.(*)
Bu mühletin verilebilmesi
için:
1. Mühlet istiyen, sürenin
bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2. İstemde gösterilen
mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık
görülmelidir.
3. Mühletin verilmesi halinde
verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
(5228 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra)Maliye
Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline
devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler
ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı
başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.(**)
(*) (Değişmeden önceki
şekli) Zor durumda
bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri
süresi içinde yerine getiremiyecek olanlara, kanuni sürenin
bir katını geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir
mühlet verilebilir.
(**) (Değişmeden
önceki şekli) Maliye
Bakanlığı mühlet yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye
teşkilatına devredebilir.
Sürelerin Hesaplanması
Madde 18 -
Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde
hesaplanır:
1. Süre gün olarak belli
edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil
saatinde biter;
2. Süre hafta veya ay olarak
belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül
eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda,
başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son
gününün tatil saatinde biter;
3. Sonu belli bir gün ile
tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter;
4. Resmi tatil günleri süreye
dahildir. şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa
tatili takibeden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vergi alacağının tayini
Vergiyi Doğuran Olay
Madde 19 -
Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın
vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef
bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh
Madde 20 -
Verginin tarhı, vergi alacağının
kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi
dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle
tespit eden idari muameledir.
Tebliğ
Madde 21 -
Tebliğ, vergilendirmeyi
ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar
tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile
bildirilmesidir.
Tahakkuk
Madde 22 -
Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin
ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil
Madde 23 -
Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku Tahsile Bağlı
Vergiler
Madde 24 -
Mahiyetleri itibariyle tahakkuku
tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine
alır.
İKİNCİ KISIM
Tarh ve tahakkuk usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Beyannameye dayanan tarh
Tahakkuk Fişi Esası
Madde 25 -
Vergi kanunlarına göre beyan
üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk
ettirilir.
Bu esasa göre, vergi
dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi
tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut
beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene
verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk
fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin
makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana
dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ
olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin
ilaniyle yapılır.
Tahakkuk Fişinin
Muhteviyatı
Madde 26 -
Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
1. Fişin sıra numarası;
2. Tanzim tarihi;
3. Verginin nevi;
4. Vergi beyannamesinin
tarihi;
5. Beyannamenin ilgili
bulunduğu vergilendirme dönemi;
6. Mükellefin soyadı ve adı
(tüzelkişilerde unvanı);
7. Mükellefin açık adresi;
8. Verginin matrahı;
9. Verginin hesabı;
10. Verginin miktarı;
11.
(2686 sayılı Kanunun 5'inci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili
hükümlere ait kısa bilgi.(*)
(*)
11. (Değişmeden önceki
şekli) Vergiye itiraz
ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk Fişinin Kesinliği
Madde 27 -
Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin
kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı
matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel
olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek
nüshası 28'inci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile
mükellefe gönderilir.
Vergi Beyannamesinin Posta
İle Gönderilmesi
Madde 28 -Beyannamenin
posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. Bu
takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı
bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese
gönderilir ve fişin dairede kalan nüshasına posta zimmet
defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
(5228 sayılı Kanunun
3'üncü maddesiyle eklenen fıkra)
Beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi halinde tahakkuk
fişi elektronik ortamda düzenlenir ve mükellef veya elektronik
ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel
kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin
mükellefe tebliği yerine geçer.
(5228 sayılı Kanunun
3'üncü maddesiyle eklenen fıkra)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığı tarafından tespit olunur.
(*)
Vergi Beyannamesinin Posta İle
Gönderilmesi
İKİNCİ BÖLÜM
İkmalen, re'sen ve idarece tarh
İkmalen Vergi Tarhı
Madde 29 -
(2365 sayılı Kanunun
3'üncü maddesiyle değişen madde)
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi
tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana
çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere
dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı
üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalen
tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır.
Re'sen Vergi Tarhı
Madde 30 - (2791 sayılı
Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra)
"Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen
defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak
tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları
tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili
olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen
matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.
İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya
matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır."
(2365 sayılı Kanunun
4'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda,
vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün
olmadığı kabul edilir.
1.
(4008 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse,(1)
2. Vergi beyannamesi kanuni
veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi
matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3. Bu kanuna göre tutulması
mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya
tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya
yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,
4. Defter kayıtları ve
bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin
olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve
karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmazsa,
5.
(4369 sayılı Kanunun 82/1-a
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır)(2),
6.
(2365 sayılı Kanunun 4'üncü
maddesiyle eklenen bent)
Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin
gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7.
(4783
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır
Yürürlük; 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere
09.01.2003)(3)
8.
(4008 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen bent)
Bu Kanunun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca 3568 sayılı
Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma
mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa
veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli malî müşavir
tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,
9.
(4369 sayılı Kanunun 82/1-a
maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)(4)
Yukarıdaki 2'nci bentde
yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15
günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına
ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye
davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri
verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar
ihticaca salih bulunmak şartiyle, mükellefe takdir olunacak
matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak
miktardan fazla olamaz.
(4008 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Vergi beyannamesini kanunî süresi geçtikten sonra vermiş
olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden re'sen
gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler re'sen takdir için
takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak, vergi incelemesine
başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden
sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm
uygulanmaz.(5)
(485 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre re'sen vergi tarhını
gerektiren bir sebep yanında ikmalen vergi tarhını da lüzumlu
kılan bir durum mevcut ise re'sen takdir sonucu beklenmeksizin
gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Re'sen takdir sırasında ikmal
tarhiyatına mesnet olan matrah farkı nazara alınmışsa vergi
tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.
(1)
1. (Değişmeden önceki
şekli) Vergi
beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği
halde verilmemiş olursa,
(2)
5. (Kaldırılmadan
önceki şekli) (205 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen
bent) Vergi
matrahları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 54'üncü
maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca tesbit edilen mükellefler
tarafından, vergi incelemeleri sırasında, giderleri tevsik
edilemezse,
(3)
7.
(4783
Sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle kaldırılmadan
önceki şekli) (4008 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen
bent) Maliye
müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince
yapılan incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama
ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan
kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye
tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı,
harcama ve tasarrufun
(4369 sayılı Kanunun 81/A-2 nci maddesiyle değiştirilen ibare)
mevcudiyetinin tespit
edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi
ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem(*)
matrahının takdirinde dikkate alınır.
(*)
(İbarenin
değiştirilmeden önceki şekli)
yapıldığı dönemde elde edilmiş
ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak dönem
(4)
9. (Kaldırılmadan
önceki şekli) (4108 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen
bent) Bu Kanunun
mükerrer 175'inci maddesi ile getirilen mecburiyetlere
uyulmamışsa,
(5)
(Değişmeden önceki
şekli) (2791 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra)
"Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara
bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli
tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir matrah
hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı için re'sen vergi tarh
olunur."
Verginin İdarece Tarhı
Mükerrer Madde 30 - (205
sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen madde)
Verginin idarece tarhı; 29'uncu ve 30'uncu maddeler dışında
kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi
kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı
kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine
getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin
kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 131'inci
madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh
olunur.
Bu şekilde tarh olunan
vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan,
mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan
mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini
tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini
gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus
mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve
tarihi tutanakla tesbit olunur.
(2686 sayılı Kanunun 6'ncı
maddesiyle değişen fıkra)
Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi
gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin
bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ
tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden
başlar.
Takdir Kararı
Madde 31 -
Takdir komisyonunca belli edilen
matrah veya matrah kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonunun
başkan ve üyeleri tarafından imzalanır. Takdir kararlarında
aşağıda yazılı malumat bulunur:
1. Kararın sıra numarası;
2. Kararın tarihi;
3. Mükellefin soyadı ve adı
(tüzelkişilerde unvanı);
4. Mükellefin açık adresi;
5. Takdirin ilgili bulunduğu
vergi;
6. Takdirin ilgili bulunduğu
vergilendirme dönemi;
7. Takdir edilen matrah;
8. Takdirin müstenidatı ve
takdir hakkında izahat.
Takdir Kararlarının Tevdii
Madde 32 -
Takdir kararları komisyonca imza
karşılığıda vergi dairesine tevdi olunur.
Re'sen Tarhta Mahsup
Madde 33 -
Re'sen takdir olunan matrah,
mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla değilse, re'sen
vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden
vergi tarh olunur.
İhbarname Esası
Madde 34 -
İkmalen ve re'sen tarh edilen vergiler "ihbarname" ile
ilgililere tebliğ olunur. Nev'i ve doğuşu ayrı olan vergiler
için ayrı ihbarname kullanılır.
İhbarnamenin Muhteviyatı
Madde 35 -İhbarname
aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra
numarası;
2. İhbarnamenin tanzim
tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı, adı
(Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Vergilendirme dönemi;
7. Verginin matrahı;
8. Verginin hesabı;
9. Verginin miktarı;
10. Kısa ve açık bir ifade
ile ikmalen veya re'sen vergi tarhını icabettiren sebepler;
11.
(2686 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi;
12.
(2686 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen bent)
Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı
üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve re'sen takdiri
gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye
eklenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tahrire dayanan tarh
Tahrire Göre Vergi Tarhı
Madde 36 -
Tahrire göre vergi tarhı,
verginin tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar üzerinden
hesaplanmasıdır.
Tahrir İhbarnamesi
Madde 37 -
Tahrir usulü ile tespit edilen
matrahlar, vergi dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile
mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin Muhteviyatı
Madde 38 -
Tahrir ihbarnamesi aşağıda
yazılı malumatı ihtiva eder:
1. İhbarnamenin sıra
numarası;
2. İhbarnamenin tanzim
tarihi;
3. Verginin nev'i;
4. Mükellefin soyadı va adı
(Tüzelkişilerde unvanı);
5. Mükellefin açık adresi;
6. Bina veya arazinin mevkii
(Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası);
7. Bina veya arazinin nev'i,
büyüklüğü, genişliği;
8. Bina veya arazinin tahrir
numarası;
9. Tahmin olunan gayrisafi
irat veya kıymet;
10. Gayrisafi irada göre
bulunan safi irat;
11. Verginin nispeti;
12. Verginin miktarı;
13. İtiraz süresi;
14. İtiraz şekli.
Tekalif Cetveli
Madde 39 -
Tahrire dayanan tarhda yıllık
vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy itibariyle
doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
Tekalif cetvellerinde
aşağıdaki malumat bulunur:
1. Mükelleflerin soyadı ve
adı (Tüzelkişilerde unvanı);
2. Mükelleflerin adresleri;
3. Binaların kesinleşen
gayrisafi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı mükellefe
ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak
gösterilir);
4. Binaların safi iradı;
5. Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Götürü Matrahların Tesbiti
Madde 40 - (3946 sayılı
Kanunun 38/1-a maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
Götürü matrahların
tesbiti:
(*)
Madde 40
(Kaldırılmadan önceki şekli) (205 sayılı Kanunun 3'üncü
maddesiyle değişen madde)
Götürü ücretler, götürü ticaret
ve serbest meslek kazançları her ilçe merkezindeki takdir
komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile
ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre
kurulmuş meslek teşekküleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu
şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde
diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra
aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tesbit olunur:
1. Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek
kazançları iş ve hizmet nev'i ve grupları itibariyle her iş ve
hizmet nev'i ve grubu için beş derece üzerinden tesbit olunur.
2. Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali
yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya
ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve
varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nev'i
itibariyle taalluk ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük
maliye memuruna imza karşılığında verilir.
3. Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu
ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu
takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine
şamil olmak üzere yapılır.
4. (3689 sayılı
Kanunun 12'nci maddesiyle bent kaldırılmıştır.) (Kaldırılmadan
önceki şekli) (2791 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen
bent) Götürü ticarî
kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123'üncü maddesi
uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya
kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen herbir dereceye
ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına artış
oranında ilave yapılır.
Götürü Matrahların Tesbiti
Madde 41 - (3846 sayılı
Kanunun 38/1-b maddesiyle kaldırılmıştır.)(*)
(*)
Madde 41
(Kaldırılmadan önceki şekli) (2686 sayılı Kanunun 8'inci
maddesiyle değişen madde)
40'ıncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı
verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek
aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine
verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde vergi
mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve
teşekküllerce onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle
inceleyerek karara bağlar.
Ortalama Kar Hadlerinin
Tespiti
Madde 42 - (2365 sayılı
Kanunun 5'inci maddesiyle değişen madde)
Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş
nev'ilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine il
merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti halinde tevkil
edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve
vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar
için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkarlar
için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri
yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince, odaların birlik ve
teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki
belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon
tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca göre ayrı
ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir
asıl bir yedek olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon
Başkanının talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde,
üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali tarafından
seçilir. şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait
ortalama kar hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş
olan üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki
teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara
katılır.
Ortalama kar hadlerinin
tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı
isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini
tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye
Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama Kar Hadlerinin
Kesinleşmesi ve İlânı
Madde 43 - (485 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde)
42'nci madde gereğince düzenlenen ortalama kar hadlerine ait
cetveller, düzenlenmelerini takibeden ay içinde Maliye
Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş
olan bu cetveller, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonunca
incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri
itibariyle uygunluk göstermiyenler gerekçeli olarak ilgili
özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel Komisyonlara geri gelen
cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzeltmeler
yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmeyenler hakkında ise
gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna
gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller
üzerinde son incelemesini yaparak ortalama kar hadlerinin
kesin miktarını tayin eder.
Kesinleşmiş ortalama kar
hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ
olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan
gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile, dairelerinin uygun bir
yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi
Gazete ile ilan olunur.
(2365 sayılı Kanunun 6'ncı
maddesiyle değişen fıkra)
Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı
Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili
Genel Müdür Baş Yardımcısı veya bunların tevkil edeceği
kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur.
89'uncu maddedeki nisap
hükmü, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu hakkında da
uygulanır.
Uygulama Süresi
Madde 44 -
Götürü ücretler, götürü ticaret
ve serbest meslek kazançları ve ortalama kar hadleri üç yıl
uygulanır. şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku
bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı
olmamak şartiyle kısaltabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
(2686 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen başlık)
Zirai kazanç ölçüleri ile emlak vergisine ait
bedel ve değerlerin tespiti
Ölçüler ve Tarifleri
Madde 45 -
Zirai kazanç ölçüleri, yıllık
istihsal değeri, götürü gider emsali, ortalama randıman
miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile
ortalama satış fiyatından terekküp eder.
1. Yıllık istihsal değeri:
Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine göre her
ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsül
değerinin işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi
sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin
toplamıdır.
2.
(2686 sayılı Kanunun 10'uncu
maddesiyle değişen bent)
Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes
hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su
avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve
aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin
yapılması karşılığıda alınan ücretler için % 70'tir.
3. Ortalama randıman miktarı:
Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği tahmin
olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4. Ortalama işçilik tutarı:
Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden ortalama
işçilik gideri tutarıdır.
5. Ortalama maliyet bedeli:
Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için yapılması
gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6. Ortalama satış fiyatı:
Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış biriminin
46'ncı maddenin (d) bendi esasları dairesinde tespit olunan
satış fiyatıdır.
Zirai Kazanç Ölçülerinin
Tesbiti
Madde 46 - (205 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen madde)
Zirai kazanç ölçüleri (45'inci maddenin 1 numaralı bendinde
yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına müteallik olanlar
hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından
hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar il
Komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.
Zirai kazançlar il
komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde
aşağıdaki esaslara uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir
eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar
gösteren bölgeler ayrılır;
b) Çeşitli ziraat nevileri
ile çeşitli ziraat makine ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve
şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler
belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara
alınır;
c) Zirai işletmelerin
bölgeler itibariyle özellikleri ve ortalama verim
kabiliyetleri gözönünde tutulur;
d) Ortalama satış fiatının
tespitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında
yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan
mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim
yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiatı esas tutulur.
Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;
e) Özellik gösteren ziraat
nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez Komisyonunca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar
nazarı itibara alınır.
Zirai kazançlar il
komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya
başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkur ölçüleri tesbit
ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez
komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez
komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve
noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara
iade eder.
Zirai kazançlar il
komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi
hataları düzeltirler; takdire taaluk eden hususlarda ise ya
ölçüleri yeniden takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar
edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında ısrar
sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(2365 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle değişen fıkra)
Ancak, zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar
kararları uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler
yerine merkez komisyonunca re'sen ve nihai olarak yeni ölçüler
tayin ve tespit olunur.
(2455 sayılı Kanunun 2'nci
maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.)
Ziraat Birimleri
Madde 47 -
Ziraat birimleri:
a) Tarla, bağ ve sebze
ziraati ile ormancılıkta dönüm;
b) Ölçü olarak ağaç kabul
edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan
sayısı;
dır.
Özellik gösteren ziraat
nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli
edilecek diğer birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında
dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve İlan
Madde 48 -
Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar
Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi
Gazete ile yayınlanır.
Her bölgeye ait ölçüler,
ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa
zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye
teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama Süresi
Madde 49 - (3239 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen madde)
Ziraî kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış
fiyatı resmî kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan
(destekleme alımları) ürünler için her yıl açıklanan en son
fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçülerin tespitine esas
olan unsurlarda önemli değişiklikler vukubulduğunun
anlaşılması halinde, Ziraî Kazançlar Merkez Komisyonu, bu
ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü ziraî faaliyet ve
mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya
yetkilidir.
Emlak Vergisine Ait Bedel ve Değerlerin Tespiti, İlanı ve
Kesinleşmesi
Mükerrer Madde 49 -
(4751 sayılı Kanunun 1/A maddesiyle değişen madde Yürürlük;
9.4.2002) - a) Maliye
ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları 1319 sayılı Emlâk Vergisi
Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun 31 inci
maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina
metrekare normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı
yıldan dört ay önce müştereken tespit ve Resmî Gazete ile ilân
eder.
Türkiye Ticaret, Sanayi,
Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu
bedellere karşı Resmî Gazete ile ilânını izleyen onbeş gün
içinde Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının
arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine
ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk
işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8)
numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı
sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak,
arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe
merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait
olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve
belediyelere imza karşılığında verilir.
Büyükşehir belediyesi bulunan
illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği
memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur,
vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile
ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve
esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek
birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında
verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları
onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen
değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez
komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler
ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak
suretiyle dikkate alınır.
Takdir komisyonlarının bu
kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire,
kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları
onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava
açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine
onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa
ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve
muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve
tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar
ilân edilir.
Bakanlar Kurulu bu fıkrada
yer alan dört yıllık süreyi sekiz yıla kadar artırmaya veya
iki yıla kadar indirmeye yetkilidir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre,
Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde,
davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya
tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu
davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir
ay içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b) fıkralarındaki
bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin
süreleri gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye Bakanlığı
yetkilidir.(*)
(*) (Değişmeden önceki
şekli) (2686 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle eklenen madde)
a) Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun
10'uncu maddesi hükmü ile aynı kanunun 31'inci maddesi
uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare
normal inşaat maliyet bedellerini (Söz konusu tüzük
hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere)
genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından dört ay önce
müştereken tespit ve Resmi Gazete ile ilan ederler.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret
Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını
izleyen 15 gün içinde Danıştayda dava açabilirler.
b) (3239 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen bent)
Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgarî ölçüde
birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın
yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara
bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu İl
ve İlçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve
ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine
(1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere) araziye ait
olanlar İl merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve
vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere)
imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar
tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve
köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi
nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek
kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili
vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir
yerlere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde
dava açılması halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek
savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi
mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği tarihten
itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.
d) (3239 sayılı
Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen bent)
(a) ve (b) fıkralarındaki bina
metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve
araziye ait asgarî ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin
süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak
üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı
yetkilidir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tahrir usulü
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Esaslar
Madde 50 - 51 - (1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Tadilat
Madde 52 -
Tadilat, iki genel tahrir
arasında, bu kanunda yazılı sebeplerden dolayı binaların
gayrisafi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde vukua gelen
devamlı ve tabi değişiklikler tesbit edilerek, yeni irat veya
kıymetin tahmin edilmesidir.
Madde 53 - 55 -
(1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle kaldırılmıştır.)
İKİNCİ BÖLÜM
Genel Tahrir
Madde 56 - 62 - (1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Tadilat Sebepleri
Madde 63 -
Aşağıdaki hallerde binaların gayrisafi iratları ve arazinin
kıymetleri tadilat yoliyle tahmin ve yeniden takdir olunur:
1. Herhangi bir sebep
yüzünden devamlı olarak bina gayrisafi iratları ile arazi
kıymetlerinin en az % 20 nisbetinde artması veya eksilmesi;
2. Bina veya arazinin genel
tahrirde unutularak mektum kalmış olması;
3. Yeni bina inşaa edilmesi
(Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit istihsal,
asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat
hükmündedir.);
(Bu hallerde yalnız ilave
inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin
gayrisafi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayrisafi
iradına ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve kalorifer
tesislerinin gayrisafi iratları 307'nci maddedeki esasa göre
takdir olunur.);
4. Bir binanın yanması,
yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen
harap olması veya binada mevcut sabit istihsal, asansör veya
kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması;
5. Bir binanın kullanış
tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete
mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi
ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu
hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller haline
kalbedilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her
dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen
veya kısmen değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir
olunur.);
6. Arazinin hal ve heyetinde
değişiklik olması;
7. Daimi müstesnalıktan
faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina veya
arazinin müstesnalıktan çıkması;
8. Bir binanın mütemmimi
durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya
bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi;
9. Bir bina veya arazinin
taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının istimlak
edilmesi de ifraz hükmündedir.);
10. Müteaddit arazi ve
arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya
müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün
hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin Hal ve Heyetinde
Değişiklik
Madde 64 -
Aşağıdaki haller arazinin hal ve
heyetinde değişiklik olduğunu ifade eder:
1. Arazinin fidanlandırılması
veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2. Fidanlı, ağaçlı veya
kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi;
3. Tarım yapılan bir arazinin
tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler
yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
4. Tarım yapılmayan bir
arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi;
5. Arazinin üzerine veya
altına inşaat yapılması;
6. Arazinin parsellenmek
suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzii ve Ferdi Tadilat
Madde 65 -
Binaların gayrisafi iratlarında
ve arazi ve arsaların kıymetlerinde 63'üncü maddenin 1'inci
bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya eksilme
sebebiyle yapılacak tadilat mevzii veya ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün
tamamında mevcut bina ve arazi için yapılacak tadilat
mevziidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için
yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii Tadilat Kararı
Madde 66 -
Mevzii tadilat yapılabilmesi
için:
1. İlgili bir veya birkaç
mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat isteğinde
bulunması,
2. şehir ve kasabalardaki
tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki tadilat için köy
ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri
muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata üzerine il idare
kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi.
3. Maliye Bakanlığınca mevzii
tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
Ferdi Tadilat İsteği
Madde 67 -
Ferdi tadilat yapılabilmesi için
ilgili mükellefin binası veya arazisi için tadilat isteğinde
bulunması gerekli ve kafidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat
isteğinde bulunamazlar.
Diğer Tadilatın Yapılması
Madde 68 -
63'üncü maddenin 2-10'uncu
bentlerinde yazılı hallerde tadilat herhangi bir isteğe lüzum
olmaksızın ya ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri
veya vergi dairesinin yoklama ile tesbit etmesi neticesinde
yapılır.
İfraz ve Birleştirme
Madde 69 -
Bir bina veya arazinin taksim
veya ifraz edilmesi (Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar
haline getirilmesi hariç) dolayısiyle yapılacak tadilatta
binanın gayrisafi iradı ve arazinin kıymeti yeniden takdir
edilmeyip vergide kayıtlı gayrisafi irat veya kıymet müfrez
parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz
ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.
63'üncü maddenin 10'uncu
bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleştirilen bina
ve araziye yeniden gayrisafi irat veya kıymet takdir edilmeyip
her birinin vergide kayıtlı gayrisafi irat veya kıymetleri
toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin gayrisafi
irat veya kıymeti olur.
Birleştirilen parçalardan bir
kısmının vergide kayıtlı gayrisafi irat veya kıymeti
bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya hisselere gayrisafi
irat veya kıymet takdir olunarak yukarıki fıkra gereğince
işlem yapılır.
Yüzölçümü Fazla Veya
Noksan Tesbit Edilen Arazi
Madde 70 -
Genel tahrir veya mevzii
tadilatta arazinin yüzölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş
olduğu sonradan meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan
miktar kayıtlı yüzölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan
miktar kayıtlı yüzölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı
kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas
tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tesbit ve kayıtlı
kıymete ilave veya mezkur kıymetten tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller
dolayısiyle noksan veya fazla alındığı anlaşılan vergiler
mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
Tadilat Neticelerinin
Uygulanması
Madde 71 -
Ferdi tadilat neticeleri tadilat
taleplerinin yapıldığı mevzii tadilat neticeleri de, itiraz
incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlıyarak
uygulanır.
Ferdi tadilat talebin
yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli olacak
matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin
mevcut irat ve kıymetleri tarha esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta
tadil neticeleri:
1. Genel tahrirlerde mektum
kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe girdiği mali
yıldan;
Ve aşağıdaki hallerde:
2. Yeni inşaat için inşaatın
hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel kısmen
kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına
başlandığı, binaya sonradan sabit istihsal, asansör ve
kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin konulmasının
tamamlandığı;
3. 63'üncü maddenin 5'inci
bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar için bu
değişikliğin vuku bulduğu;
4. Muafiyeti sukut eden bina
ve arazide muafiyetin sukut ettiği;
5. Yanan, yıkılan ve sair
sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda ve ifraz
ve taksim edilen veya birleştirilen bina ve arazide bu
olayların vuku bulduğu;
6. Hal ve heyeti değişen
arazide değişikliğin rastladığı;
7. Binanın mütemmimi
durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması, bir
arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu
değişikliğin vuku bulduğu;
Tarihi takip eden mali yıldan
başlıyarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
(2365 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli)
Takdir, Zirai Kazançlar ve Özel Komisyonları
BİRİNCİ BÖLÜM
Takdir Komisyonu
Kuruluş
Madde 72 - (3239 sayılı
Kanunun 5'inci maddesiyle değişen madde)
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün
(müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi
müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların
başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru
ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Arsalara ait asgarî ölçüde
birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya
tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili
bir memuru ile tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur
ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve
köyün muhtarından kurulur.
Araziye ait asgarî ölçüde
birim değer tespitinde takdir komisyonu; valinin başkanlığı
altında defterdar, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı il
müdürü ile il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından
seçilmiş birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimî
veya geçici olurlar. Daimî komisyonların nerelerde
kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan
yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 73 - (2365 sayılı
Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen fıkra)
Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek
erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce
kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller,
Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir
ay içinde iki asıl ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu
mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en
büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.
(2686 sayılı Kanunun
13'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek
bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet
takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler
(3210 sayılı Kanunun
2'nci maddesiyle değişen hüküm)
(Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti
sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine
ilgili mahalle veya köyün muhtarı) iştirak eder. Ticaret Odası
ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından
seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler
tarafından seçilir.
Komisyonlar kendilerine
tahsis edilen dairede, yoksa vergi dairesinde toplanırlar ve
keyfiyet bir tutanakla tesbit olunur.
Komisyonların Görevleri
Madde 74 - (3239 sayılı
Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen madde)
a) 72'nci maddenin birinci
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri
şunlardır.
1. Yetkili makamlar
tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;
2. Vergi kanunlarında yazılı
fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu
gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)
Takdir komisyonu bu
görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını
incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi
dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.
b) 72'nci maddenin ikinci
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun
(4751 sayılı Kanunun 6/A maddesiyle değişen ibare Yürürlük:
9.4.2002) 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi(*)
uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak
parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer
bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer
bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek
pafta, ada veya parsel) itibariyle asgarî ölçüde birim değer
tespit etmekle görevlidir.
c) 72 nci maddenin üçüncü
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu: 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun
(4751 sayılı Kanunun 6/A maddesiyle değişen ibare Yürürlük:
9.4.2002) 29 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi(**)
uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi (Kıraç, taban ve
sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle
görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre
yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye
göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde
bilirkişiden yararlanılır.
(*)
(Değişmeden önceki
ibare) 20 nci
maddesinin ikinci fıkrası
(**)
(Değişmeden önceki
ibare) 20 nci
maddesinin ikinci fıkrası
Komisyonun Yetkileri
Madde 75 - (3239 sayılı
Kanunun 7'nci maddesiyle değişen fıkra)
72'nci maddenin birinci
fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74 üncü maddedeki
görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine
haizdir.
(2365 sayılı Kanunun
10'uncu maddesiyle değişen fıkra)
Komisyon, servetleri, sınai hakları ve telif haklarını,
imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat
eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat edebilir.
(3239 sayılı Kanunun 7'nci
maddesiyle eklenen fıkra)
72 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre kurulan
takdir komisyonları 79 uncu maddede yazılı yetkileri haizdir.
Beyana Bağlılık
Madde 76 -
Mükellefin evvelce beyan ettiği
bir matraha ait olan takdir işlerinde, takdir olunan matrah
mükellefin beyanından düşük olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Tahrir Komisyonu
Madde 77 - 78 - (1319
sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 maddesiyle
kaldırılmıştır.)
Yetki
Madde 79 -
Tahrir komisyonları:
1. İradı veya kıymeti tahmin
edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
2. Mükelleflerden ve
kiracılardan gayrimenkulün genel durumu, kullanış tarzı, kira
veya hasılat miktarı ve tahmine yarıyacak sair lüzumlu
malumatı isteyebilirler;
3. Lüzumlu gördükleri
malumatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve tarım
odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi
teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan isteyebilirler;
4. Fabrika, değirmen ve
imalathanelerin iratların takdirinde içlerinde bulunan sabit
istihsal tesislerinin kıymetlerini tesbit için lüzum
gördükleri takdirde bilirkişiye müracaat edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya
tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal edenlerin
muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi
sırasında, komisyon başkan ve üyeleri, ev halkının rahatsız
edilmemesine dikkat etmiye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Tadilat Komisyonları
Görev ve Kuruluş
Madde 80 -
Gerek binalarda, gerek arazide
tadilat üçer kişilik "Tadilat komisyonları" tarafından
yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en
büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdürü olmıyan gelir
memurları arasından seçeceği bir başkan ile iki üyeden
kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden
fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 81 -
Tadilat komisyonlarına girecek
üyeler:
1. Belediye sınırı içinde
bulunan yerler için, belediye meclislerince biri kendi üyeleri
arasından veya dışardan, diğeri tadilat yapılacak bina ve
arazinin bulunduğu şehir ve kasaba halkı arasından;
2. Belediye teşkilatı olmıyan
yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi üyeleri, diğeri köy
halkı arasından,
Seçilir.
Belediyeler ve belediye
teşkilatı bulunmıyan köy ihtiyar meclisleri mahallin en büyük
mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlıyarak en geç bir ay
içinde tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir
misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye
memuruna bildirmeye mecburdurlar.
Yetki
Madde 82 -
Tahrir komisyonlarının haiz
olduğu yetkileri tadilat komisyonları da haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
(2365 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle değişen başlık)
Zirai Kazançlar İl ve Merkez Komisyonları ile Özel
Komisyonlar
Zirai Kazançlar İl
Komisyonu
Madde 83 - (2365 sayılı
Kanunun 11'inci maddesiyle değişen madde)
Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar,
gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki
ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur.
Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona
veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil
edeceği bir temsilci katılır.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 84 - (2686 sayılı
Kanunun 15'inci maddesiyle değişen madde)
Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il
ziraat odasından, biri de bu ile bağlı ilçe ziraat odalarından
il ziraat odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı
tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve
aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip
bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan
yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde
belediyelerce seçilir.
Üyelerin Seçilmesi
Madde 85 - (2686 sayılı
Kanunun 16'ncı maddesiyle değişen madde)
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı
Müsteşarının Başkanlığında; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler
Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat
Odaları Birliğinin üç ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel
Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde
komisyona, başkanın, üyelerden veya hariçten tevkil edeceği
kimse başkanlık eder.
Komisyonların
Yetkileri
Madde 86
- Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve
müesseseleri ile Devlet ekonomi kurumlarından ve görevlerinin
gerektirdiği sair gerçek ve tüzel kişilerden her türlü
bilgileri istiyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde
bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148'inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri
uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri
vermiyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli
incelemeleri yapmıyanlar hakkında
(4444 sayılı Kanunun 13/C-1
maddesiyle değiştirilen ibare Yürürlük; 14.8.1999)
mükerrer 355'inci madde(*)
hükmü uygulanır.
(*)
(Değişmeden önceki
ibare) 361'inci madde
Komisyonların Yetkileri
Mükerrer Madde 86 - (2686
sayılı Kanunun 53'üncü maddesiyle kaldırılmıştır.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Müşterek hükümler
Komisyonlara Seçilecek
Üyelerde Aranacak Vasıflar
Madde 87 - (2365 sayılı
Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel
komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde
aşağıdaki vasıflar aranır:
1. İyi ahlak sahibi olmak ve
ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını
kazanmış bulunmak;
2. Kamu hizmetlerinden memnu
olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak;
3. Ağır hapis veya şeref ve
haysiyeti muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiyle hükümlü
olmamak;
4. Vergi kaçakçılığından
dolayı cezalandırılmış olmamak;
5.
(2365 sayılı Kanunun 14'üncü
maddesiyle değişen bent)
Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını
bitirmiş olmak;
6.
(2365 sayılı Kanunun 14'üncü
maddesiyle değişen bent)
Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde
ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına
ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmibeş yaşını
bitirmiş bulunmak;
7.
(2365 sayılı Kanunun 14'üncü
maddesiyle kaldırılmıştır.)
Yemin
Madde 88 -
Bu kısımda yazılı komisyonlara
seçilen üyeler ve tahrir komisyonu başkanları şehir ve
kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda
aşağıda yazılı şekilde yemin ederler:
"Komisyonda çalışacağım süre
zarfında tam manasiyle vicdan ve kanaatim icaplarına tabi
kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve
doğruluktan ayrılmıyacağıma, gerek Devlet gerek mükellef
haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde herhangi bir
tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmıyacağıma
namusum üzerine yemin ederim".
Nisap
Madde 89 - (2365 sayılı
Kanunun 15'inci maddesiyle değişen madde)
Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile
toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği
halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.
Devam
Madde 90 -
Komisyon toplantılarında
herhangi bir sebeple olursa olsun bulunamıyacağı anlaşılan
üyenin yerine yedek üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir
bir sebebe dayanmaksızın, üç müteakip toplantıya gelmiyenler
istifa etmiş sayılarak yedek üye asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebebe veya
mezuniyetle devam edemiyecek olan asil üyeye yedek üye vekalet
eder.
(2365 sayılı Kanunun
16'ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
Görev Süresi
Madde 91 -
Tahrir komisyonları başkan ve
üyelerinin görevleri genel tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai
kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç
yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin
seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini
kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden
seçilmesi caizdir.
Ücretler
Madde 92 - (2686 sayılı
Kanunun 17'nci maddesiyle değişen madde)
Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit
eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai
Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi
Kanununun 31'inci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine
göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu
komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın
teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda
ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez
Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez
Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31'inci
maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan
Komisyonun Başkan ve Üyelerine bu komisyonlardaki çalışma
dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi
üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
BEŞİNCİ KISIM
Tebliğler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tebliğ esasları ve muhataplar
Tebliğ Esasları
Madde 93 -
Tahakkuk fişinden gayri,
vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum
vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere
posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri
bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire
veya komisyonda yapılması caizdir.
Tebliğ Yapılacak
Kimseler
Madde 94 -
Tebliğ mükelleflere, bunların
kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası
kesilenlere yapılır.
Tüzelkişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya
kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi
tüzelkişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere
veya temsilcilerine yapılır. Tüzelkişilerin müteaddit müdür
veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması
kafidir.
(2365 sayılı Kanunun
18'inci maddesiyle eklenen fıkra)
Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması
halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde
memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine
bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne
nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette
ehliyetsiz bulunmaması gerekir).
Veli, Vasi ve
Kayyımlara Tebliğ
Madde 95 -
Mükellef yerine geçen veli, vasi
veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ
bunlardan yalnız birine yapılabilir.
şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım
bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı Tebliğ
Madde 96 -
Kara, deniz, hava ve jandarma
eratına yapılacak tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri
gibi en yakın üst vasıtasiyle yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ
olunacak kimseye vermediği takdirde üst tazminle mahkum olur.
Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.
Yabancı Memlekette
Bulunanlara Tebliğ
Madde 97 -
Yabancı memlekette bulunanlara
tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun
için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o
yerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını
yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ Türk
siyasi memuru veya konsolosu vasıtasiyle de yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak,
tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasiyle
Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya
konsolosluğuna gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına
tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasiyle yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ,
bağlı bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri
komutanlıklariyle Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasiyle
yapılır.
Kamu İdare ve
Müesseselerine Tebliğ
Madde 98 -
Kamu idare ve müesseselerine
yapılacak tebliğ bu idare ve müesseselerin en büyük amirlerine
veya bunların muavinlerine veya en büyük amirin yetkili
kılacağı memurlara yapılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Posta ile tebliğ usulü
Kapalı Zarf Esası
Madde 99 -
Posta ile tebliğde tebliğ
edilecek vesika kapalı bir zarf içinde postaya verilir. Bunun
için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tespit edilen özel zarflar
kullanılır.
Bilinen Adreslere Tebliğ
Madde 100 -
Bilinen adrese gönderilen
mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte
tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen Adresler
Madde101 -
Bu kanuna göre bilinen adresler
şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe
başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde
bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen
adresler;
4. Vergi beyannamelerinde
bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tespit
edilen adresler;
6.
(2686 sayılı Kanunun 18'inci
maddesiyle değişen fıkra)
Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında
gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar
tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin
tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde
komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde
bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son
olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı nazara
alınır.
Tebliğ Evrakının Teslimi
Madde 102 -
Tebliğ olunacak evrakı muhtevi
zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap
ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza
konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde
yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması
halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta
idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka
bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları
tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın
kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana
imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti
şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie
iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran
merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden
tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı
sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile
yapılır.
Muhatap imza edecek kadar
yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemiyecek durumda
bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ
edilir.
Muhatap tebelluğdan imtina
ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ
edilir.
Yukarıki fıkralarda yazılı
işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar
heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda
icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza
vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle
tespit olunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İlan yoliyle tebliğ usulü
Tebliğin İlanla Yapılacağı
Haller
Madde 103 -
Aşağıda yazılı hallerde tebliğ
ilan yoliyle yapılır:
1. Muhatabın adresi hiç
bilinmezse;
2. Muhatabın bilinen adresi
yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup
geri gelirse;
3. Başkaca sebeplerden dolayı
posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
4. Yabancı memleketlerde
bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.
İlanın Şekli
Madde No 104 - (5035
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen madde;
Geçerlilik;31.12.2003, Yürürlük:02.01.2004)İlan
aşağıdaki şekilde yapılır:
1. İlan yazısı tebliğ yapan
vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve (3)
numaralı bende göre ilana çıkarılır. Tebliğin konusu, her biri
için ayrı ayrı olmak üzere, birmilyar liradan (354 Sıra No.lu
V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2006dan itibaren 1200, - YTL) az
vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ayrıca (3)
numaralı bende göre ilan yapılmaz ve ilan yazısının askıya
çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi olarak
kabul edilir.
2. İlan yazısının bir sureti
mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa
gönderilir.
3. İlan ile yapılan tebliğin
konusu birmilyar ila yüzmilyar lira (354 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2006dan itibaren 1200, - YTL ila 120
000, - YTL) arasındaki vergi veya vergi cezasına taalluk
ettiği takdirde ilan, ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin
belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede
yayımlanır. Tutarın yüzmilyar lirayı (354 Sıra No.lu V.U.K
Genel Tebliği ile 1.1.2006dan itibaren 120 000, - YTL) aşması
halinde ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük
gazetelerden birinde ayrıca yapılır.
Tebliğ olunacak evrakın
örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen
adresine ayrıca posta ile gönderilir.(*)
(*)(Değişmeden önceki
şekli) Madde 104 -
İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır.
1. İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye
sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede
yayınlanır. Gazete çıkmıyan yerlerde mutat vasıtalarla
yapılır.
2. İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus
mahalline asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son
adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.
3. (2365 sayılı
Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen bent)
İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile
yapılan tebliğin konusu
(4369 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesi ile belirlenen miktar)
bir milyar(x)
lirayı aşan vergi veya vergi
cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve
İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan
mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.(xx)
(x)(Değişmeden önceki
şekli)(3946 Sayılı kanunun 1 inci maddesiyle belirlenen
miktar) yüz milyon
(xx)
(2365 sayılı Kanunun
19'uncu maddesiyle değişen bent)
3. İstanbul Belediye sınırları
dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu
(3946 sayılı Kanunun
1'inci maddesiyle belirlenen miktar)
yüz milyon lirayı
(95/7595 sayılı B.K.K. ile Birmilyar Yürürlük: 30.12.1995
Geçerlilik: 1.1.1996)
aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan
ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile
yayınlanır.
İlanın Muhteviyatı
Madde 105 -
İlanlarda, tebliğin ilgili
bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları
(Tüzelkişilerde ünvanları) yazılı muhataplara aşağıdaki
hususlar ihtar olunur:
1. İlan tarihinden başlıyarak
bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale
müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık
adreslerini bildirmeleri;
2. Kendilerine süre ile
kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın Neticeleri
Madde 106 -
İlan üzerine bizzat veya
bilvekale müracaat edenlere yerinde, adres bildirenlere ise
posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile yapılan bu tebliğ
hakkında da 100'üncü madde hükmü cari olur.
İlan tarihinden başlıyarak
bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de
adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış
sayılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tebliğlere ait türlü hükümler
Memur Vasıtasiyle Tebliğ
Madde 107 - (2365 sayılı
Kanunun 20'nci maddesiyle değişen fıkra)
Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da
yaptırtmaya yetkilidir.
Bu madde hükmünün
uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
Hatalı Tebliğler
Madde 108 - (2686 sayılı
Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen madde)
Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil
hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız
vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının,
verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma
süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli
bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı
hükümsüz kılar.
Tebliğ Yerine Geçen
Muameleler
Madde 109 -
Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen muameleler
hakkındaki hükümler mahfuzdur.
(4369 sayılı Kanunun
81/A-3 üncü maddesiyle değiştirilen ibare)
Diğer ücret elde eden hizmet
erbabının(*)
vergileri, tarh zamanında bu
mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz
edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ
olunur.
Vergi karneye yazıldığı
tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet
etmiyenlerin vergileri (251'inci madde hükmüne giren
mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde
yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ olunur.
(*)
(İbarenin
değiştirilmeden önceki şekli)
Ücret ve kazançları götürü
usulde tespit edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek
erbabının
ALTINCI KISIM
Vergi alacağının kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ödeme
Verginin Ödeneceği Daire
Madde 110 -
Vergi borcu, mükellefin bu
bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunu vergi
dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki vergi
dairelerine de yatırabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi
dairesi hesabına yapıldığının bildirilmesi şarttır.
Ödeme Zamanı
Madde 111 -
Vergi, kanunlarında gösterilen
süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin son günü
verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342'ci
maddelerinin uygulanması dolayısiyle sürenin uzaması halinde
vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile
gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin
bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500'den fazla mükellefi olan
vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere,
vadenin bitmesini takip eden tarihten başlıyarak 15 gün içinde
gün belli etmiye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Bu suretle belli edilen
günler verginin vadesi yerine geçer.
(5228 sayılı Kanunun 4'nci
maddesiyle değişen fıkra)Maliye
Bakanlığı; mücbir sebep hali ilân edilen yerlerdeki
mükelleflerin, bu Kanun kapsamında olup, ödeme süresi afet
tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi, ceza ve gecikme
faizleri ile bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca verecekleri beyannamelere istinaden tahakkuk
ettirilen vergilerin ödeme sürelerini, vadelerinin bitim
tarihinden itibaren azamî bir yıl süreyle uzatmaya yetkilidir.
Bu yetki; bölge, il, ilçe, mahal ve afetten zarar görenler ile
afetten zarar görme derecesi veya vergi türleri itibarıyla
farklı süreler tespit etmek suretiyle de kullanılabilir.(*)
(*) (Değişmeden önceki
şekli) (4731
sayılı Kanunun
4/B maddesiyle eklenen fıkra)
Maliye Bakanlığı; il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir
sebep hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin bu Kanun
kapsamında olup, ödeme süresi afet tarihinden sonraya
rastlayan her türlü vergi ve cezalar ile gecikme faizlerinin
ödeme sürelerini vadelerinin bitimi tarihinden itibaren azami
bir yıl süre ile uzatmaya yetkilidir. Maliye Bakanlığı bu
yetkisini; iller, il merkezleri, ilçeler veya beldelere veya
afetten zarar görme derecesine göre veya vergi türleri
itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle kullanabilir.
Özel Ödeme Zamanları
Madde 112 - (3239 sayılı
Kanunun 8'inci maddesiyle değişen madde)
1. İkmalen, re'sen veya idarece
tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk
etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya
tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler,
tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2. Memleketi terk ve ölüm
gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla beyan
üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde
ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkûr
süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin,
ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri
kalkanların ikmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergileri
tahakkuk tarihinden başlıyarak bir ay içinde ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil
süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile
belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay
uzatılır.
3. Vergi mahkemesinde dava
açma dolayısıyla (4444
sayılı Kanunun 13/C-2 maddesiyle değişen ibare)2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 3
numaralı fıkrası(*)
gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri
geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan
vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay
içinde ödenir. Ayrıca ikmalen, re'sen veya idarece yapılan
tarhiyatlarda:
a) Dava konusu yapılmaksızın
kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve
tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade
tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine
kadar;
b) Dava konusu yapılan
vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında
belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin
normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ
tarihine kadar;
Geçen süreler için 6183
sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında
gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde
ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara
alınmaz.
Uzlaşılan vergilerde gecikme
faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen
tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar
geçen süre için uygulanır.
Dava açılması nedeniyle
tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından
istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya
tamamen ödenebilir.
4.
(4369 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle eklenen bent Yürürlük: 1.1.1999)
Fazla veya yersiz olarak tahsil
edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken
vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından
tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi
takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara
üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe
tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183
sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan
faiz, 120 nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken
vergi ile birlikte mükellefe ödenir.
(4731
sayılı Kanunun
4/C maddesiyle eklenen fıkra)5.
İhtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra yargı kararına
göre iade edilip yine yargı kararı uyarınca tahsili gereken
vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine
tebliği tarihine kadar geçen süre için bu maddede yer alan
esaslar dahilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında gecikme
faizi hesaplanır.
(*)
(4444 sayılı Kanunun
13/C-2 maddesiyle değişmeden önceki ibare)2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinin 8
numaralı bendi
İKİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve terkin
Zamanaşımının Mahiyeti
Madde 113 -
Zamanaşımı, süre geçmesi
suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu
hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm
ifade eder.
Zamanaşımı Süreleri
Madde 114 -
Vergi alacağının doğduğu takvim
yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde
tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına
uğrar.
şu kadar ki, vergi dairesince
matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması
zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon
kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren
işlemeye devam eder.
(5228 sayılı Kanunun
5'inci maddesiyle değişen fıkra)
Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen
veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi,
istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip
eden takvim yılı başından itibaren başlar.(*)
(3239 sayılı Kanunun
9'uncu maddesiyle değişen fıkra)
Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan
evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra
faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı
yeniden doğar.
(*) (Değişmeden önceki
şekli) (3239 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle eklenen fıkra)
Yatırım indirimi uygulamasında yatırımcının yatırım veya
işletme döneminde öngörülen özel şartları ihlal etmesi
halinde, zamanaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı takip
eden yıl başından itibaren başlar.
Verginin Terkini
Madde 115 -
Yangın, yer sarsıntısı, yer
kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat
istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte
birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir
kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi
cezaları;
2. Mahsullerinin en az üçte
birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın
tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla
ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi
cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla
mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.
(4731
sayılı Kanunun
4/D maddesiyle eklenen cümle)Maliye
Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir.
Zarar derecesini ve ilgili
bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı
tahkikat üzerine tespit eder.
Tahakkuktan Vazgeçme
Mükerrer Madde 115 - (3239
sayılı Kanunun 10 uncu mad-desiyle eklenen madde)
İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara
ilişkin cezaların toplam miktarı
(4444 sayılı Kanunun 13/C-3
maddesiyle değiştirilen miktar Yürürlük; 14.8.1999)1.000.000
lirayı (1.000.000 lira dahil)(*)
(354 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2006dan itibaren
14, - YTL) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin
bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye ve
Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde
tahakkuklarından vazgeçilebilir.
(*) (Değiştirilmeden
önceki şekli) (4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle
belirlenen miktar Yürürlük : 29.7.1998)
250.000 lirayı (250.000 lira dahil)
(98/12044 sayılı B.K.K. ile
500.000 lirayı Yürürlük: 1.1.1999)
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
(5035 Sayılı Kanunun 48/1-a maddesiyle değişen bölüm
başlığı. Geçerlilik:01.01.2004; Yürürlük:02.01.2004)
Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat(*)
(*) (5035 Sayılı
Kanunla değişmeden önceki bölüm başlığı)Vergi hatalarını
düzeltme
Vergi Hatası
Madde 116 -
Vergi hatası, vergiye müteallik
hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden
haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap Hataları
Madde 117 -
Hesap hataları şunlardır:
1. Matrah hataları:
Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname,
tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya
indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış
olmasıdır.
2. Vergi miktarında hatalar:
Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların
yapılmamış veya yanlış yapılmış olması birinci bentte yazılı
vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya
gösterilmiş olmasıdır.
3. Verginin mükerrer olması:
Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme
dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi
istenmesi veya alınmasıdır.
Vergilendirme Hataları
Madde 118 -
Vergilendirme hataları
şunlardır:
1. Mükellefin şahsında hata:
Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi
veya alınmasıdır;
2. Mükellefiyette hata: Açık
olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan
kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3. Mevzuda hata: Açık olarak
vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir,
servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi
istenmesi veya alınmasıdır;
4. Vergilendirme veya
muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu
vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre
itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Hataların Meydana
Çıkarılması
Madde 119 -
Vergi hataları şu yollarla
meydana çıkarılabilir:
1. İlgili memurun hatayı
bulması veya görmesi ile;
2. Üst memurların yaptıkları
incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile;
3. Hatanın teftiş sırasında
meydana çıkarılması ile;
4. Hatanın vergi incelenmesi
sırasında meydana çıkarılması ile;
5. Mükellefin müracaatı ile.
Düzeltme Yetkisi ve
Reddiyat
Madde No 120 -
Vergi hatalarının
düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine
dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış
olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve
tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir
nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve
müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir.
Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını
geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
(5035 sayılı Kanunun 2
inci maddesiyle eklenen fıkra; Geçerlilik:01.01.2004,
Yürürlük:02.01.2004)Nakden
veya mahsuben tahsil edilen ancak fazla veya yersiz olarak
tahsil edildiği anlaşılan vergilerde ve kanunları gereğince
mükelleflere yapılacak iade ve mahsup işlemlerinde, düzeltmeye
dayanak teşkil edecek belgeler ile bu işlemlere ait usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Re'sen Düzeltme
Madde 121 - (2686 sayılı
Kanunun 21'inci maddesiyle değişen madde)
İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları
re'sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan
kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma
hakları mahfuzdur.
Düzeltme Talebi
Madde 122 - (2686 sayılı
Kanunun 22'nci maddesiyle değişen madde)
Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini
vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü
olarak gönderilmesi caizdir.
Düzeltme Talebinin
İncelenmesi
Madde 123 - (2686 sayılı
Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen madde)
Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi
mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.
Düzeltme mercii talebi
yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder;
yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı
ile tebliğ olunur.
Şikayet Yolu İle Müracaat
Madde 124 - (2686 sayılı
Kanunun 24'üncü maddesiyle değişen madde)
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları
düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye
Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel
idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri
hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir.
Düzeltmenin Şümulü
Madde 125 - (2686 sayılı
Kanunun 25'inci maddesiyle değişen madde)
Vergi mahkemesi, bölge idare
mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan muamelelerde vergi
hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları
kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul
dairesinde düzeltilebilir. şu kadar ki; düzeltmenin
yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri
tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
Düzeltmede Zamanaşımı
Madde 126 -
114'üncü maddede yazılı
zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi
hataları düzeltilemez. şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı
süresi:
a) Zamanaşımı süresinin son
yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın
yapıldığı;
b)
(2686 sayılı Kanunun 26'ncı
maddesiyle değişen bent)
İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu
yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin
tebliğ edildiği;
c)
(3239 sayılı Kanunun 11'inci
maddesiyle eklenen bent)
İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde
6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı;
Tarihten başlayarak bir
yıldan aşağı olamaz.
YEDİNCİ KISIM
Yoklama ve inceleme
BİRİNCİ BÖLÜM
Yoklama
Maksat ve Yetki
Madde 127 - (3239 sayılı
Kanunun 12'nci maddesiyle değişen madde)
Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddî
olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit
etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi
kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak:
a) Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş
olmak kaydıyla günlük hâsılatı tespit etmek,
b) 3100 Sayılı Kanunun
kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde
olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları
belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve
günlük hâsılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt
yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup
bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre
kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca
düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip
düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal
bulunup bulunmadığını, levha asma veya kullanma mecburiyetine
uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanunî defter ve belgeler
dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden
defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları
almak,
d) Nakil vasıtalarını, Maliye
ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak
ve taşıtta bulundurulması icapeden taşıt pulu, yolcu listesi,
fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma
irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar
ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit
etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk
irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu
belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten
alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar
malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve
muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar
olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve
Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye
olunur.)
Yetkisini haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin
hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını
belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve
yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli
memurların görevlerini ifa sırasında, güvenliklerinin
sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Yoklamaya Yetkililer
Madde 128 -
Yoklama:
1. Vergi dairesi müdürleri;
2. Yoklama memurları;
3. Yetkili makamlar
tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4. Vergi incelemesine yetkili
olanlar;
Tarafından yapılır.
Hüviyet İbrazı Mecburiyeti
Madde 129 -
Yoklama yapanların elinde
yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika
bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı,
kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama yapılan kimseye
gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının
vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama Zamanı
Madde 130 -
Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklamanın ne zaman
yapılacağı ilgiliye haber verilmez.
Yoklama Fişi
Madde 131 -
Yoklama neticeleri tutanak
mahiyetinde olan "yoklama fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki
nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezdinde yoklama
yapılana veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz
veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama
fişi polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerinden
birine imzalatılır.
Yoklama Neticelerinin
Bildirilmesi
Madde 132 -
Yoklama fişlerinin birinci
nüshası yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına
bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde
posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar
hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci
nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Toplu Yoklama
Madde 133 -
Vergi uygulamalarının
gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine yoklama
cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu
cetvellerde gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin
kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli kullanılan
hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi mahiyetinde ayrı bir
tutanakla tespit olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi incelemeleri
Maksat
Madde 134 - (2365 sayılı
Kanunun 22'nci maddesiyle değişen fıkra)
Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin
doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.
İncelemeye yetkili olanlar
tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil
iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve
beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de
teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği
ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece
mükellefe ödenir.
İncelemeye Yetkililer
Madde 135 - (4008 sayılı
Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen fıkra)
Vergi İncelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları,
ilin en büyük malmemuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen
yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.(*)
(3418 sayılı Kanunun
31'inci maddesiyle değişen fıkra)
Maliye Müfettişleri, Maliye
Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve
(4369 sayılı Kanunun 81/A-25
inci maddesiyle değiştirilen ibare)
Stajyer Gelirler Kontrolörleri,(**)
Gelirler Genel
Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında
görev yapanlar(***)
her hal ve takdirde
vergi inceleme yetkisini haizdir.
(*)
(Değişmeden önceki
şekli) Vergi
incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en
büyük malmemuru, kontrol memurları veya vergi dairesi
müdürleri tarafından yapılır.
(**)
(Değişmeden önceki
şekli) Maliye
müfettişleri, Maliye Müfettiş muavinleri ve gelirler
kontrolörleri her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini
haizdir.
(***)
(İbarenin
değiştirilmeden önceki şekli)
Stajyer Gelirler Kontrolörleri
Hüviyet İbrazı
Madde 136 -
Vergi incelemesi yapanlar,
yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini
gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve
gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere
gösterirler.
İncelemeye Tabi Olanlar
Madde 137 -
Bu kanuna veya diğer kanunlara
göre defter ve hesap tutmak, evrak ve vesikaları muhafaza ve
ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzelkişiler vergi
incelemelerine tabidirler.
İnceleme Zamanı
Madde 138 -
Vergi incelemesinin ne zaman
yapılacağının evvelden haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış
hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi
sonuna kadar her zaman yapılabilir.
Evvelce inceleme yapılmış
veya matrahın re'sen takdir edilmiş olması yeniden inceleme
yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin Yapılacağı Yer
Madde 139 -
Vergi incelemeleri, esas
itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır.
İş yerinin müsait olmaması,
ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin
yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi
sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi
olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi
kendisinden yazılı olarak istenilir.
İncelemenin dairede yapılması
halinde istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda
mazeretsiz olarak getirmiyenler, bunları ibraz etmemiş
sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve
vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet
verilir.
İncelemede Uyulacak
Esaslar
Madde 140 -
Vergi incelemesi yapanlar,
yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya
mecburdurlar.
1. İncelemeye tabi olana,
bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler;
2. Nezdinde inceleme
yapılanın muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında
inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler. (Tutanak
düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin
alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler,
incelemelerin, yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye
uğratmıyacak şekilde yapılır);
3. İnceleme bitince, bunun
yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme yapılana
verilir.
İnceleme Tutanakları
Madde 141 -
İnceleme esnasında lüzum görülen
hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları
ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin
itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu
suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının mükellefe
veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları
imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu
edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya
vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın
alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen
cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her
zaman bu tutanakları imzalıyarak defter ve vesikaları geri
alabilirler. Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143'üncü madde hükmü, yukarki
şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da uygulanır.
144'üncü maddenin dördüncü ve
son fıkraları hükümleri yukarki şekilde defter ve vesikaları
alınan mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli Malî Müşavirlik
Ek Madde - (3239 sayılı
Kanunun 13'üncü maddesiyle eklenen madde)
Yeminli Malî Müşavirlik mesleğinin konusu: Gerçek ve
tüzelkişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek,
işletmecilik, finans, malî mevzuat ve bunların uygulamaları
ile ilgili işlerini düzenlemek, bu konularda müşavirlik
yapmak, mükelleflerin malî tablolarını ve beyannamelerini
ilgili mali mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim
standartları açısından tasdik etmektir.
Yeminli Malî Müşavirlerce
gerçek ve tüzelkişilerin malî tabloları ve vergi
beyannamelerinin mevzuat hükümlerine uygunluğunun tasdik
edilmiş olması halinde, bu belgeler kamu idaresinin yetkili
elemanlarınca tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde incelenmiş
belgeler olarak kabul edilir.
Ancak, bu Kanunla ve diğer
kanunlarla kamu idaresine tanınan, teftiş ve inceleme
yetkilerinin kullanılması ve gerektiğinde tekrarına ait
hususlar saklıdır.
Yeminli Malî Müşavirler
yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar.
Yeminli Malî Müşavirlik
unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler, sorumluluk
sınırları, yönetim çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve
diğer hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu
Kararı ile belirlenir.
Yeminli Malî Müşavirler
Odalarının kuruluşuna ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Yeminli Malî Müşavirler
Kurulu biri başkan, biri başkanvekili olmak üzere 20 kişiden
oluşur.
Yeminli Malî Müşavirler
Kurulunun kuruluş, görev, çalışma ve denetim esasları seçilme
usulü ile diğer konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Kurul üyeleri ve personeli
özlük hakları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu üyelerinin ve
personelinin tabi olduğu özlük hakları rejimine tabidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Arama
Arama Yapılabilecek Haller
Madde 142 -
İhbar veya yapılan incelemeler
dolayısiyle, bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden
emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi
görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde arama
yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için:
1. Vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı
ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu
istemesi;
2. Sulh yargıcının istenilen
yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
şarttır.
İrtibatları sebebiyle
muhtelif şahıslar nezdinde ve mahallerde yapılmasına lüzum
gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh
yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının selahiyetine dahil
bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada
ihbar sabit olmazsa nezdinde arama yapılan kimse muhbirin
adının bildirilmesini istiyebilir, bu takdirde, vergi dairesi
muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.
Aramada Bulunan Defter ve
Vesikalar
Madde 143 -
Aramada bulunan ve incelenmesine
lüzum görülen defter ve vesikalar müfredatlı olarak bir
tutanakla tesbit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya
içinde sayı itibariyle tespit olunması müfredatlı tespit
demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman
müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün
olmazsa, bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve
vesikalar, mükellef nezdinde emin bir yere konur veya kablar
içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu
yerlerin veya kabların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi
ve mümkün olan ahvalde mükellefin mühürünün de vaz'ı şarttır.
Bilahare, mükellefin huzuriyle kablar ve yerler açılarak
müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mühürün
fekki halleri de birer tutanakla tespit edilir ve müfredatlı
tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya
adamına verilir.
Bu işler:
a) Mükellefin, aramada hazır
bulunmakta veya mühür vaz'ından imtinaı hallerinde aramada
hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mühürün fekki
veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtinaı
hallerinde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef
nezdinde emin bir yere konulmuş veya kablar içinde daireye
nakledilmiş olan ve incelemesine lüzum görülen defter ve
vesikalar, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile,
inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.
Yukarıdaki hükümlere göre
alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından
doğacak zararı idare tazmine mecburdur.
İncelemede Usul
Madde 144 -
Arama yapılan hallerde inceleme
çabukça ve her işten önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile
ilgisi olmıyan şahsi ve özel mektup ve diğer evrak makbuz
karşılığında sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun
huzuriyle, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler
yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların
muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi
beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef
beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve
vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir.
Mükellefin bu husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal
yerine getirilir.
şu kadar ki, defter ve
vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi
beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az
ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek
süre bu müddetin sonundan başlar. (13'üncü maddenin 1-3'üncü
fıkralariyle 17'nci madde hükümleri saklıdır).
İncelemenin Bitmesi
Madde 145 -
Arama neticesinde alınan defter
ve vesikalar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde
bitirilerek sahibine bir tutanakla geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere
binaen üç ay içinde bitirilmesine imkan olmıyan hallerde sulh
yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların
incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve hesap
durumları tutanakla tespit olunur. Mükellef bu tutunakları
imzadan çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap
durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu
ile ilgili vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar kendisine
geri verilmez.
İlgililer tutanaklara
diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her
zaman imzalıyarak defter ve vesikalarını geri alabilirler.
Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi
şarttır.
Kayıtların Yeniden
İşlenmesi
Madde 146 -
Arama neticesinde bulunan defter
ve vesikaların muhafaza altına alınması sebebiyle 219'uncu
madde gereğince yapılamıyan kayıtlar defterlerin geri
verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında
kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre
bir aydan az olamaz.
Mükellef dilerse
defterlerinin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeniden
tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade
edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel Hükümlerin
Uygulanması
Madde 147 -
Bu bölümde açıkça yazılı olmıyan
hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili
bulunan hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Bilgi toplama
Bilgi Verme
Madde 148 -
Kamu idare ve müesseseleri,
mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek
ve tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi
yapmaya yetkili olanların istiyecekleri bilgileri vermeye
mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle
istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı
ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir
mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi
dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından
faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme mecburiyetine
tabi olamazlar.
Devamlı Bilgi Verme
Madde 149 - (3239 sayılı
Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen madde)
Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve
kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye
ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve
vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri
belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye
mecburdurlar.
Ölüm Vakalarını ve
İntikalleri Bildirme
Madde 150 -
Aşağıda yazılı resmi makamlarla
gerçek ve tüzelkişiler, her ay muttali oldukları ölüm
vak'aları ile intikalleri ertesi ayın 15'inci günü akşamına
kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
1. Sulh yargıçları, icra,
nüfus ve tapu memurları;
2. Yabancı memleketlerdeki
Türk konsolosları veya konsolosluk görevini yapanlar (Memur
oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları
ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye Bakanlığına
bildirirler);
3. Mahalle ve köy muhtarları
(Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri bildirirler);
4. Banka, bankerler ve
şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzelkişiler
(Mevduat, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya sair
suretle alacak sahiplerinden birinin ölümü halinde, ölenin
soyadını, adını, alacağının nev'ini ve miktarını bildirirler).
Bilgi Vermekten İmtina
Edememek
Madde 151 -
Kendilerinden bilgi istenilen
gerçek ve tüzelkişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet
hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler.
Ancak:
1. Posta, Telgraf ve Telefon
İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu
mahremiyet saklıdır;
2. Hekimlerden, diş
hekimlerinden, disçilerden, ebelerden ve sağlık memurlarından
hastaların hastalıklarının nev'ine müteallik bilgiler
istenemez.
3. Avukatlardan ve dava
vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri
dolayısiyle muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi
istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlariyle vekalet
ücretlerine ve giderlerine şamil değildir.
4. Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun 88'inci maddesi gereğince gösterilmesi veya teslimi
caiz olmıyan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. şu
kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu
gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına ve
alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.
İstihbarat Arşivi
Madde 152 -150'nci
maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı kaynaklardan
toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak
saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne
suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca tespit olunur.